05 03 2008

ANNE KALBİ

Bir zamanlar bir delikanlı,kötü kalpli bir kızı sevmiş ve onunla evlenmek istemiş.Ancak kız,korkunç bir şart ileri sürerek"Senin sevgini ölçmek istiyorum"demiş.Bakalım beni gerçekten seviyor musun?Bunun için de köpeğime yedirmek için,bana annenin kalbini getireceksin!" Delikanlı,tüyler ürperten bu teklif karşısında uzun bir tereddüt geçirmiş.Sonunda kızın isteğini yerine getirerek annesini öldürmüş.Çıkardığı kalbini bir mendile koyup kızın evine doğru yönelmiş.Hızla giderken ayağı bir taşa takılmış.Mendile sarılı bir kalp bir tarafa kendisi bir tarafa düşmüş.Canı acıdığı icin ,ağzından ister istemez "Ah anacığım!"sözleri dökülmüş. Annesinin tozlara bulanan ve henüz soğumamış olan kalbinden o an bir ses yükselmiş:"Canım yavrum,bir yerin acıdı mı?"   Not:Buda benim ilk bloğumdan Devamı

05 03 2008

BİR KELEBEĞİN HAYATI

Özür dilerim; bunca ciddi işin arasında "bir askeri geçit törenindeki mayolu adam" gibi sırıtacak bu yazım. Ama vallahi aslında o kadar da önemli değil şu önündeki bol sıfırlı rakamlar,   çayını yudumlarken "senin göz ucuyla monitöre bakışını" süzen misafir.   Yıllar sonra, yine böyle bir gün, ne kalacak aklında bu günden; önünde sıfırı çoktan atılmış rakamlar, çayını yudumlarken "senin yan gözle monitöre bakışını" süzen bambaşka bir misafir otururken?   Ne dün, ne önümüzdeki bin gün;   elbette "bir günlük ömürlü kelebeğin hayatı" kalacak;   yaşamak üzere olduğun...   BİR KELEBEĞİN HAYATI   Bugünü bir çocuk gibi yaşayacaksın; çevrendekiler de bir çocuk gibi yaşatacak bugünü sana.   Minibüsün önünde oturmak,şiddetli bir kar yağışı, yağmursuz cumartesi, babanın eve erken gelmesi, annenin döpiyesi düşleriyle kapatacaksın gözlerini, herhangi bir perşembe gecesi.   Darmadağın olacak raftaki deterjanlar, durduramadığın market arabasıyla.   Malak yalamış gibi olacak darmadağın saçların, kolonyalı tarakla. Su ve sabun olacak tüm temizliğin.   Arabana, araba gibi gidecek; acı fren sesleri çıkaracaksın kapısına vardığında.   Göz kapakları kapanacak çocuğunun, her sırtüstü yatırışında.   Odanda özgür olacaksın akşam eve oturmaya gelindiğinde.   İçeride kek tarifleri, terfi masalları;   onlar ülkeyi kurtaracak, sen yolculuklara çıkacaksın yatağında.   İstediğin zaman uyuyacak, istediğin müziği dinleyeceksin.   Halıdaki motifte yüzlerce kedinin pati izini göreceksin.   Rejim, mejim derdin olmayacak;   yiyebildiğin kadar patates kızartması, içebildiğin kadar kola içeceksin. "Yeter artık"la bitecek hayatının ziyafeti - bir daha hiçbir restoranda yaşayamayacağın keyif  - koca adam olduğunda.   Dolar kuru degil, gofret fiyatı olacak öğrenmek istediğin, hatta döviz bürosuna soracaksın bunu bütün saflığınla.   Büyük ... Devamı

05 03 2008

ÖYLE BİRİNİ TANIYOR MUSUNUZ?

Sizi sizin kadar tanıyan biri; sizi düşünen, düşünmeyi öğrenmiş, sakin, uslu, efendi, oturmayı kalkmayı bilen, sevmeden edemediğiniz biri; size sizi anlatmayı herşeyden çok seven, sizin için çok şey başarmaya hazır biri; bazen biraz fazla konuştuğundan yakındığınız ama ne söylediğini bildiğinden hep emin olduğunuz, sizi tanıdığı kadar kendini ve hayatı tanıyan biri; yalnızca eşinize anlatabildiğiniz sırlarınızı anlatmaktaN çekinmediginiz, bazen düşüncesine şiddetle ihtiyaç duyduğunuz biri; sabahın üçünde "ayıp olur mu" diye endişelenmeden arayabildiğiniz ve üçüne beşine bakmadan size duymanız gerekenleri söyleyen, gecenin o karanlığında kalkıp ışığı yakan, masasının başına geçen biri; kaleminiz, kağıdınız, aynanız, saatiniz, kravatınız olan, bazen gölgeniz olan biri; ve bazen vicdanımız, bazen de uykusuz bıraktıgınız için, vicdan azabınız olan biri... Hayatınız da böyle biri ... var mı ? Varsa,kıymetini bilin.   NOT:Ben bu yazıyı ilk bloğuma koymuşum.Ordan aldım buraya ekledim .Ama altına hiç bir not düşmemişim kime aittir nerden alıntıdır bilemiyorum:)  Devamı

04 03 2008

Erkeklerde Gebelik Belirtileri :)))

Anne adaylarının hamilelik süresince mide bulantısı, baş ağrısı, aşermesi sıradan bir durumken baba adayları da bu sıkıntılardan muzdarip olabiliyor. Tıptaki adıyla 'Couvade Sendromu' baba adaylarının hamilelik belirtilerini anne adaylarıyla birlikte göstermesine yol açıyor. 'Couvade Sendromu' baba adaylarının eşleri gibi hamilelik semptomları göstermesine sebep oluyor. Yapılan birçok çalışmada , baba adaylarının yaklaşık yüzde 10 ile yüzde 65'i arasında çıkan sonuçlardaki sendrom, hamilelik sırasında en sık 3. aya doğru ya da doğum yaklaştığında ortaya çıkıyor. Memorial Hastanesi'nden Uzman Psikolog Aslıhan Tokgöz Tozlu, bu duruma sebep olan etkenleri şöyle sıralıyor: "Hamile eşi ile özdeşleşme isteği, kıskançlık, dünyaya yeni gelecek bebeğin korkusu, hamile eşin duygularının değişmesinden endişe edilmesi gibi durumlardan doğan stres baba adaylarının da hamilelik belirtileri göstermesine yol açabiliyor. Couvade Sendromu'nun belirtileri ise, duygusal değişimler, yorgunluk, baş ağrısı, bel ağrısı, bacaklarda kramplar, kilo almak, mide bulantısı, baş dönmesi ve aşermek şeklindedir." Aslıhan Tokgöz Tozlu'nun verdiği bilgilere göre, bu sıkıntıları yaşamaması veya var ise kurtulması için baba adayının, hamile eşini dışardan gözlemlemek yerine, mutluluğunu paylaşması gerekiyor. Baba olma korkusu, duygusal, fiziksel, ve maddi sıkıntıların korkusu konu hakkında kitaplar okuyarak, diğer babalarla konuşarak ve ebeveyn kurslarına katılarak azaltılabilir. Bebeğin yıkanması, karnının doyurulması, altının değiştirilmesi gibi konularda bilgi edinmek de korkuyu azaltır. Maddi sıkıntı yaşanacağı düşüncesi stres yapıyorsa, çiftlerin karşılıklı konuşup yeni bir aile bütçesi çıkartması, harcamaları ayarlaması ve planlı olması stresi düşürecektir. Couvade Sendromu, hamilelikle başlayıp doğumdan sonra biteceği gibi bazı durumlarda ilaç ve psikoterapi de gerekebilir. RealAge... Devamı

04 03 2008

Tavsiyeler (isimsiz arkadaşa)

realage de bir takım öneriler buldum.Bırakmayı düşünen isimsiz arkadaşa ve daha başkaları varsa onlara belki yararı olur diye düşündüm.   Nikotin güçlüdür. Hatta kendi sikletinde hemen hemen en güçlü savaşçıdır diyebiliriz. Hem uyarıcı hem de yatıştırıcı etkilere sahiptir. Hem psikolojik olarak, hem de çok güçlü bir şekilde fiziksel olarak bağımlılık yaratır. Bu noktada unutmamanız gereken şey; ‘’siz de güçlüsünüz!’’Hiç kuşkusuz sigara içmek sizin kendinizi iyi hissettiriyor olabilir. Bunun nedeni, yaptığı onca etkinin dışında, nikotinin beyindeki kimyasalların derecesini değiştirmesidir. Özellikle dopamin hormonunu artırarak kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar. Bu olağandışı artış elbette ki sonsuza kadar sürmez. Bir sigaranın etkisi geçtiğinde, beynimiz o rahatlık için aynı kimyasal derecelerini kendi başına sağlayamaz. Bir sigaraya da ihtiyacımız olur…Küçük bir deney yapalım…Birkaç saat sigara içmemeyi deneyin. Vücudunuzun bir kısmı bunu bayram gibi görürken bir kısım ise şiddetle protesto etmeye başlayacaktır. Kan basıncınız ve nabzınız normal seviyelere dönmeye başlayacak. Ancak dopaminin etkisini özleyen beynimiz protestoya başlayacaktır. Bu noktada yürüyüş ve nikotin replasmanları işe yarayabilir.Sigarayı bırakmada size sunduğumuz önerileri uygulamanız, belki de uzun zamandır planladığınız bu önemli adım için faydalı olabilecek.YürüyünEvet size RealAge sayfalarında belki onlarca kez yürümenin faydalarını anlattık, ama sigarayı bırakmada da çok faydalı olduğunu unutmayın. Sigara içmeyi çok istediğiniz anlarda dışarı çıkın, temiz havayı ciğerlerinize çekin ve yürümeye başlayın.Nikotin Replasman TerapileriNikotin bantlarından, nazal spreylere ve nikotin inhaleri dahil her yöntem faydalı olabilir. Belirli süreler uygulanabilecek bu yöntemlerde beyine nikotin gittiği için kişi sigara içme isteğinden daha kolay kurtulabilir.Sigarayı bırakmakSigarayı Bırakma PlanıSigarayı bırakmaya 5 gün kala :•Neden bıraktığınızın... Devamı

03 03 2008

Maille Bana Yollandı Ben de Sizlerle Paylaşmak İstedim

SİGARA İÇEN BİR KİŞİ MADDE BAĞIMLISIDIR.HER SEVİNÇ VE ÜZÜNTÜDE SİGARA YAKMAK ZORUNDADIR.ÇÜNKÜ HER SİGARA YAKIŞTA VÜCUTTA ENDORFİN,DOPAMİN VE SERATONİN DENİLEN KİŞİYE HAZ VE MUTLULUK VEREN BİRTAKIM HORMONLAR SALGILANMAKTADIR. Sigara içen bir kişiyle içmeyen bir kişiyi karşılaştıralım. Sigara içen bir kişinin tuttuğu takım gol atsa, sevinmek için sigara yakmak zorundadır.Sigara yakmazsa o sevinci yaşayamaz. Sigara içmeyen bir kişide, ise sevinç anında beyin otomatik olarak endorfini salgılamaktadır.O hazzı yaşamaktadır. BU BAĞIMLILIKTAN KURTULMA SÜRESİ VÜCUDA NİKOTİN GİRMEDEN GEÇİRİLEN 72 SAATTEN İBARETTİR. SİGARA İÇEN BİR KİŞİ, SON SİGARASINI İÇTİKTEN SONRA VÜCUDA NİKOTİN GİRMEDİĞİNDE VÜCUT ENDORFİN DENİLEN SALGIYI SALGILAMAZ.SALGI SALGILANMADIĞINDA KİŞİ ÇOK GERGİN VE SİNİRLİ OLUR.BU SÜREÇTE O KİŞİYE MUTLAKA BİR DESTEK GEREKİR.72 SAAT BOYUNCA NİKOTİN ALINMADIĞINDA İSE BEYİN BÖYLE BİR GÖREVİNİN OLDUĞUNU HATIRLAR VE SALGIYI BAŞLATIR. GEÇMİŞ OLSUN……….KİŞİ BAĞIMLILIKTAN KURTULMUŞTUR.ENDORFİN SALGILAMA GÖREVİ NİKOTİNDEN ALINIP BEYNE GERİ VERİLMİŞTİR. ARTIK YENİ DÖNEME ALIŞMAK İÇİN BİRAZ DAHA DİRENMEK GEREKİR.BU ARADA EN BÜYÜK DESTEK BOL BOL SU İÇMEK KOLALI VE SODALI İÇECEKLERDEN BU DÖNEMDE SAKINMAK VE MAGNEZYUM DESTEĞİ. Magnezyum vücut için hayati önem taşıyan 11 mineralden biridir belkide en önemlisidir.Çünkü 300 enzimi bu mineral düzenlemektedir.İçilen sigaradaki nikotin bu minerali yok denecek seviyeye getirir.Hatta bittiğinde vücut kemiklerdeki magnezyuma başvurur.Orası da bitince alarm verir. Mide ve bağırsak bölgesinde ve baldırlardaki kramplar,boyunda ve omuzda tutulma ve kasılmalar ellerde karıncalanma ve uyuşukluklar,gürültüye karşı hassasiyet,dikkat eksikliği,halsizlik sinir stress hepsi magnezyum eksikliğinden dolayıdır. Bu mineral halk arasında anti-stress minerali olarak bilinir. İşte sigara bırakma esnasında sürekli bu mineralin yoğun olduğu yiyecekleri almak gerekir. Hangi yiyeceklerde bu mineral çok var. Her 100 gr toz kakao da 598 mg mag... Devamı

26 02 2008

SİZİNLEYİZ

ALLAH MEHMETÇİKLERİMİZİN YARDIMCISI OLSUN.TERÖRE LANET OLSUN. Devamı

26 02 2008

Metabolik Sendrom

Çağımızın hastalığı olarak görülen metabolik sendrom, aynı anda kalp hastalığı, felç ve diyabet riskini artırıyor.Metabolik sendrom en basit sözlerle insanın yaş ilerledikçe kalp hastası veya şeker hastalığı yakalanma olasılığını arttıran bir durumdur.20.yüzyıl başında adından bile söz edilmeyen ve belki de gerçekte var olmayan bu sendrom günümüzde bir çığ gibi büyüyüp artık salgın bir hal almıştır.Aşağıdaki rahatsızlıklardan en az 3 tanesinin bir arada olması durumuna metabolik sendrom denir:•Bel çevresinin normalden fazla olması (erkeklerde 100, kadınlarda 85 cm’den fazla olması).•Kandaki trigliserit seviyesinin 150 mg/dL ya da daha fazla olması.•HDL kolesterol seviyesinin erkeklerde 40 mg/dL, kadınlarda 50 mg/dL’nin altında olması.•Kan basıncının 130/85 mm HG ya da daha yüksek olması.•Prediyabet (açlık kan şekerinin 100 ila 125 mg/dL arasında olması) veya diyabet (açlık kan şekerinin 125 mg/dL’nin üstünde olması).Metabolik sendrom için kullanılan diğer terimler ‘insülin direnci sendromu’ ve ‘sendrom X’tir. Metabolik sendrom bir endüstrileşme ve kentleşme hastalığıdır.Hergün sabah kalkıp işe kahvaltı yapmadan çıkan ,trafikte kayda değer bir zaman geçirip bütün gün masasının başında, bilgisayar karşısında hareketsizce işini yapan,öğle yemeğini hızlı yemeklerle geçirip akşam eve geldiğinde ise yemeklere saldırıp televizyon karşısında uyuyakalan insanların hastalığıdır (yani bir çoğumuzun).Nihayetinde insanda önce bel çevresi genişlemeye başlar,zamanla kan yağlarında tedrici artışlar gözlenir, kişi tansiyonlarını ölçtürdüğünde bir artışın olduğunu görür,metabolik sendrom oluşmaya başlamıştır.Böyle devam ederse kişinin büyük bir ihtimalle ya kalp damarları tıkanacak veya şeker hastalığı ortaya çıkacaktır.Daha şimdiden Amerika Birleşik Devletler’inde 4 yetişkinden 1 i metabolik sendromludur.Bu ileride 4 yetişkinden 1′ inde kalp hastalığı veya diyabet(şeker hastalığı) oluşacak anlamındad... Devamı

24 02 2008

Susadın mı?Acıktın mı?

Susuzlukla açlığın belirtleri aynıymış.Susadığınızda boş yere yemek yiyebilirsiniz.Aman dikkat!!!RealAge te bu konuda neler yazıyor bir göz atalım.   İnsanların yemek yemelerinin sebebi tokluk merkezlerinin uyarılar vermesidir. Ancak vücudunuzdaki iştah merkezleri, öncelikle karnınızın doyurulmasını değil susuzluğunuzun giderilmesini talep edebilirler. Vücudunuzun aslında neyi talep ettiğini öğrenebilirsiniz. Tokluk sizi susatabilir Size böyle durumlarda susuzluğun ne olduğunu söyleyelim:  Yemeğe karşı sindirim sisteminizin geliştirdiği, acıkmaya benzer hormonal bir kimyasal tepki nedeniyle ortaya çıkar. Vücudunuzun asıl ihtiyacının ne olduğunu anlamak için açlık hissettiğinizde bir veya iki bardak su için. Eğer iştahınız azalırsa ve daha doymuş hissederseniz gerçek ihtiyacınızın ne olduğunu anlamış olursunuz.  Tokluk uyarısı Susuzluk yemeğe karşı verilen kimyasal bir tepki olabilir. Yemek yemeniz kan yoğunluğunuzu arttırır ve vücudunuz onu sulandırma ihtiyacı duyar. Vücudunuzun gıdalara karşı karmaşık hormonal tepkiler vermesini engellemenin en iyi yolu, susuzluğunuzu, hafif içkiler ve alkolde bulunan boş kalorilerle gidermemenizdir. Susama merkeziniz kalorisiz ya da bol kalorili bir gıda alıp almadığınızı belirleyemez. Devamı