13 03 2008

Su Gibi

Şimdi sen su olduğunu düşün. Su kadar özel, su kadar faydalı ve su kadar çok... Tükenmez... İnanıyorum ki, gerçekten de öylesin. Ama ister çesmelerden dökül,ister göklerden yağ, ister nehirler dolusu ak, dibi olmayan bir kovayı dolduramazsın. Yani; seni dinlemeyenlere sesini duyuramazsın... Unutma! Daha çok bağırdığında daha çok dinlenmezsin...Gürültünün parçası olursun sadece.Suyun yanında olanlar suyu en az içenlerdir. Çünkü; su nasılsa burada,lüzum yok ki suyu kana kana içmeye diye düsünürler... Aynen, sesini sürekli duyanların seni dinlemedikleri gibi! Ormandaki hiç bir hayvan, ırmağın gürültüler koparan yerindensu içmeye çalışmadı şimdiye kadar. Hepsi, hep sabahınen sakin anını bekledi suyun durgun yerlerini bulabilmek için,gittiler ve sakin sakin ihtiyaçlarını giderdiler. Onlar içinen uygun olan ve kendi istedikleri zamanda... Sen, hep bir su olduğunu düşün. Su gibi güzel,su gibi yararlı, su gibi vazgeçilmez... Ve su gibi hayat kaynağı olduğunu düşün. Ama su gibiyaşatıcı ol, su gibi yıkıcı, sürükleyici ve öldürücü değil!.. Sen bir su ol... Ama rahmet ol, afet değil! Su isen tarlalarını basma insanların, yuvalarını yıkma,ocaklarını söndürme, sana felaket denmesin! Su isen bir bardağa sığabil ki; damarlara giresin!.. Su yüce Allahın insanlar için yarattığı en büyük nimetlerden biri...Suya benzediğini unutma! Su gibi özel, su gibi güzel,su gibi faydalı, su gibi lüzumlu ve su gibi bitmez,tükenmez olduğunu da unutma. Ayrıca su gibi sakin olabileceğin gibi, su gibi dekiyametler koparıcı olabileceğini unutma... Unutma; senin işin rahmet olmak, afet değil ! Vadiler varken önünde ve ovalar varken,yayılabileceğin küçük ırmaklara ayırabiliyorsan kendinive bardaklara bölebiliyorsan, hayat verirsin çevrene. Ve yaşayabilirsin dünya dönmesine devam ettiği müddetçe... Yoksa hep duyulmayan, dinlenmeyen, korkulan vekaçılan olursun; seller, afetler gibi... Tercih elindeydi hep ve hep de senin ellerinde olacak... Ya tutmayı öğreneceksin dilini veya hiç durmadankonuştuğun için, sa... Devamı

13 03 2008

Detoks

Detoksa İhtiyacınız Olduğunu Gösteren İşaretlerBaş ağrısı, sırt ağrıları, sık sık soğuk algınlığına yakalanmak, yorgunluk, eklem ağrıları, burun kaşıntısı, sinirlilik, deri döküntüleri, öksürük, uyku hali, deri kızarıklıkları, göğüs hırıltısı, gözlerde iritasyon, uykusuzluk, bulantı, boğaz ağrısı, savunma sisteminizde yavaşlama, baş dönmesi, hazımsızlık, boyun tutulması, değişken ruhsal yapı, anoreksiya, sinüslerin tıkanması, anksiyete, ağız kokusu, dolaşım bozukluğu, ateş, depresyon, kabızlık.   1 . İlk önce soluduğumuz hava temiz olmalı. Doğru bir şekilde solunum yapmayı bilmeli, diyaframımızı kullanmayı öğrenmeliyiz. 2 . Kanımızda bulunan oksijen miktarı düşük olmamalı. Aksi takdirde detoks yapamayız çünkü oksijen var olan en etkili antioksidandır. 200 yıl önce atmosferde yüzde 38 oranında oksijen bulunurken bugün sadece yüzde 19 oksijen mevcut. Tüm toksinler vücuttan atılmak için önce oksijenle birleşmeli, bu nedenle oksijen takviyesi almak için ozon ve oksijen tedavileri uygulatmak çok önemli. 3 . Yenilenler ve içilenler toksik olmamalı. İçtiğiniz suyun kalitesi çok önemli. İdeal bir diyet uygulandığında dahi içilen suyun ph derecesi ile vücudunuzun asit dengesini bozabilirsiniz. Su, ideal olarak ph 7.35 ile 7.60 değerleri arasında olmalıdır. İçtiğiniz suyun değerlerini bilmiyor ya da belirtilene güvenmiyorsanız, herhangi bir laboratuvara giderek değerleri çok ucuza öğrenebilirsiniz. 4 . "AsiditeDetoks" kitabının yazarı Daniel Reid'e göre sağlıklı bir vücutta kan ve diğer vücut sıvılarının birçoğu, deniz suyuna benzer şekilde hafif alkaliktir. Alkalik ve oksijen, sağlıklı olmanın ve güçlü bir bağışıklık sisteminin şartlarıdır; bakteriyel, virütik ve mantar kökenli enfeksiyonlar oksijenle yeterince beslenmiş ve alkalik dokularda gelişemezler. Mikropların neredeyse tamamı bu ortamda etkisiz hale gelir. 5 . Demek ki detoks yaparken amacımız; asit oranımızı ph 7 oranında tutmaya çalışmak ve oksijen oranımızı arttırmak olmalıdır. Bu sonuçları el... Devamı

13 03 2008

Temizlikten Hastalık ve Kirlilik Gelir mi Hiç Demeyin...

Artık hiçbirimiz anneannelerimiz gibi evi süpürmüyor, çamaşırı küllü sularla yıkayıp güneşte kurutmuyor, yerleri arap sabunuyla fırçalamıyoruz. Buna vaktimiz yok. Temizlik için "hoş kokulu", "beyazdan daha beyaz yapan", "iz bırakmadan pırıl pırıl yıkayan", "mikroplardan arındıran" yardımcılarımız var. Ancak evimizi, eşyalarımızı, giysilerimizi ve yediğimiz yemeğin artıklarını temizlerken (!) bedenimizi, suyu, toprağı, havayı, doğal ortamları nasıl kirlettiğimizin farkına varmıyoruz. Oysa çevreyi ve insan sağlığını tehdit eden temizlik maddeleri yerine ev temizliği konusunda çevreye karşı sorumlu pek çok seçenek bulunuyor. Buğday Dergisi olarak derlediğimiz doğal temizlik maddelerinin çoğu modern, sentetik karışımların, doğal döngüye saygı ön planda tutularak hazırlanmış versiyonları. Ayrıca bu tarifler işinizi istediğiniz şekilde göreceği gibi, size tasarruf yapma olanağı da sağlıyor. İtiraf edelim ki çoğumuz, ev temizlemek, ovmak ve yıkamaktansa başka bir iş yapmayı tercih ediyoruz! Acaba, vaktimiz olmadığı için mi bulaşıkları elde yıkamıyor, işi makinalara bırakıyoruz, yoksa makinalar, gerekli kimyasallar, elektrik ihtiyacı ve benzer tercihlerimiz yüzünden mi her şeyin daha doğal olanına vaktimiz yok? Üreticiler, önemli bir çoğunluğu evlerinin "tertemiz", "dezenfekte edilmiş", "mikropsuz" olması gerektiğine inandırmak konusunda son derece başarılı olmuşlar ve bunu yapabilmek için gereken ürünleri satmayı sürdürüyorlar: Tuvalet ve fırını temizlemek için asit, banyoyu dezenfekte etmek için fenol, mobilyaları cilalamak için damıtılmış petrol ürünleri, çamaşırlarımızı beyazlatmak için klor ve yalnızca evlerimizi temiz tutmak için çeşit çeşit diğer zehirli kimyasal maddeler... Günlük yaşamda kullandığımız ürünler 55 bin’in üzerinde kimyasal çeşidi içeriyor ve her yıl bunlara binin üzerinde yenisi ekleniyor. Birçoğu ise yeterince test edilmeden ve belirli bir mevzuata tabi olmadan piyasaya sürülüyor. Bu ürünlerin büyük kısmı doğrudan kanalizasyona akıp sonu... Devamı

12 03 2008

Yürümek Güzel

Sabah kalktım.Sabah telaşı filan derken zaman akıp geçmiş.Hemen kızımı hazırladım.Öğlen okula bıraktım.Ekmek alıcaktım.Eskiden olsa fırından alıp eve dönerdim.dolaştım dolaştım o da yetmiyormuş gibi migrosa kadar gittim.Migrosu dolaştım ardından kipaya girdim.Migros ve kipa dediğim marketler bayağı bir uzakta bize.Okul yolu,çarşıda dolaşmam,marketlere yürüyerek gidip gelmem,marketlerin içindeki gezmelerim yaklaşık bir 5 km yol yürüdüm.Ekmeğimi aldım eve geldim arkadaşlar.Akşamları da arkadaşımla akşam yürüyüşü yapıyorum.İyi ki bırakmışım sigarayı üzerime dinçlik, zindelik geldi.Sabah kendimi çok ağır hissettim sanki dünyanın yükünü üzerimde taşıyormuşum gibi ama yürüyünce bişeyim kalmadı.Eskiden olsa nerdeeeeeee bir gün yürüsem 1 ay yürümezdim.Tembellik üşengeçlik.Dibimizdeki markete bile gitmezdim çocukları yollardım.O ağırlık hep sigaradanmış.Sigara her yönden sağlığımı alıp götürüyormuş.  Devamı

11 03 2008

Ezikler...

Hafta sonu İstiklal de dolaşırken (aman ne dolaşma öldük bittik o ne kalabalık İstanbul bizim bıraktığımız İstanbul değil .Hiç bir zamanda olamayacak.Her geçen gün hızla çoğalıyor ve hızla dejenere oluyor)çocuklar acıktık dedi.Pizza Hut ın yolunu tuttuk.İçeri girdik.İçerde bir kaç kişi var.Eşim burası neden bu kadar boş hayret dedi.İlerledik.Biizi karşılayan görevli sigara kullanıyor musunuz diye sordu :Hayır cevabını alınca öyleyse sizi şöyle alalım dedi.Girdik tıka basa dolu.Bir masa bulabildik güç bela.Çoook sevindim.Sigara içmeyenlerin kalabalık olduğunu görünce.Oğlumun ezikler azalmaya başlamış sözlerinden sonra daha da mutlu oldum.Artık eziklerin arasından çoktaaannn çıkmıştım:)))))))))))))Not:Bu yazıyı okurken sigara içiyorsanız yada tiryaki durumundaysanız,hemen sigarayı bırakabilir ezikler listesinden sizde adınızı sildirebilirsiniz.Tıpkı benim gibi. Devamı

11 03 2008

151 Gün Olmuş:)))))

Vay beeee.Sigarayı bırakalı tam 151 gün olmuş.Siz blogcu dostlarımın desteği ve ziyaretleri sayesinde hiç anlamadan 151 gün gelmiş geçmiş bile.Çok mutluyum.Darısı tüm tiryakilerin başına. Şimdi sıra bir kaç sigara tiryakisi arkadaşımı sigarayı bırakmaya davet etmeye geldi.Ben davet edeyimde onlar isterlerse bırakmasınlar günah benden gitti derim.Sevgili arkadaşlarım http://nurdanhicyilmaz.blogcu.com/  http://yuxelce.blogspot.com/  http://dilek2007.blogcu.com/   http://www.ayberoz.com/  http://womentuana.blogcu.com/ ve sigara tiryakisi tüm blogcu arkadaşlarımı sigarayı bırakmaya davet ediyorum.Sizin için sigara bırakma etkinliği düzenleyeceğim en sonunda bırakın artık şu zehiri:) Not:Ayhan Bey Sigara ile ilgili forum açmakla bitmez bu sorun .Bırakarak kesin çözüme ulaşın:) Devamı

08 03 2008

Dünya Kadınlar Günü

Yuppi bir günümüz var.Erkeklerin böyle bir günü var mı yooookk.Kıskanın işte ohhhh.Dünya Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun.Tüm Kadınlara real age Kadın Sağlığı Merkezinden aldığım bir ipucunu armağan ediyorum.Her zaman sağlıkla kalın. .Halsizlik sıklıkla görülen bir durumdur. Basit bir yaklaşımla yetersiz uykudan, viral bir enfeksiyonla mücadele etmekten veya uygulanmakta olan bir tedavinin yan etkilerinden kaynaklandığı düşünülebilir. Bununla birlikte yakın tarihli bir araştırma bir kalp krizi sonrası hayatta kalan kadınların % 70’inde krizin günler hatta haftalar öncesinden belirgin bir halsizlik olduğunu göstermektedir. Devamı

06 03 2008

SENİN İÇİN

senin için artık gözyaşı olmayacak; senin için artık güneş hep parlayacak…     düş hekimi’nin 99 kırmızı balonu   ve gökyüzü okyanusuna 99 dileği   sağlık adalet ahlak aile akıl anlayış arzu aşk azim bağımsızlık barış başarı beceri beraberlik bereket bilgi bilim birikim bolluk cesaret cinsellik coşku cömertlik dayanıklılık demokrasi denge destek dinginlik direnç doğa dostluk duygusallık dürüstlük düş düzen eğitim enerji erdem felsefe gayret görgü gurur güven güzellik heves hoşgörü huzur içtenlik iletişim ilham inanç istikrar iş iştah iyilik kararlılık kariyer kavuşma kazanç keyif kişilik masumiyet metanet mutluluk neşe nezaket olgunluk onur öngörü özgürlük para paylaşım sabır sadakat sağduyu sanat saygı sevgi seyahat spor şans şefkat şifa şükür takdir teknoloji temizlik tevazu tutarlılık tutku uygarlık ümit üretim varlık vefa yararlılık yetenek yuva zaman       Not:Düş Hekimi yazan yazıların hepsi Diş Hekimi Yalçın Ergir'e aittir.Çok sevdiğimden Bloğumda notlarım arasına ekliyorum.Tüm yazılarına ulaşmak için http://www.ergir.com/  sitesini ziyaret edebilirsiniz.İnanın harika yazılar var.    ... Devamı

05 03 2008

Tuzlu Su ve Kulak

 Tuzlu Su Mucizesi:            Denize girdikten sonraki dinlenmişlik ve arınmışlık halini hepimiz biliriz. Havuza girdiğimizde ise bunu hissetmeyiz. Sebebi sudaki tuzdur. Tuzlu su bedende birikmiş negatif elektriği iletkenliği sayesinde sizden alır götürür. Sizler de akşam eve geldiğinizde bütün günün üzerinizde bıraktığı ağır etkiler ve stresten kurtulmak için yada toplantı, sınav gibi üzerinizde gerilim yaratan durumlardan önce ellerinizi bir miktar ( 1 litre suya iki çorba kaşığı tuz yeterli ) tuzlu suyla yıkadığınızda bu birikmiş olan negatif elektrikten kurtulur ve arınırsınız.           Yazıyı gönderenin uyguladığı yöntem, her akşam eve geldiğimde ellerimi sabunlamadan önce, ellerimi, banyomda lavabo başında hazırlayıp bıraktığım bir miktar tuzlu su ile yıkamak oluyor. Belirtmeliyim ki REİKİ ve şifa ile uğraşan dostlarım da seans öncesi ve sonrası bunu uygulamaları kendilerini ve uygulatıcıyı korumada büyük yarar sağlıyor. Duş alırken de arada tuzlu suyu başınızdan aşağıya dökerseniz tam ve net sonuçlar alırsınız. İş dönüşü ayaklarınızı tuzlu suyla yıkamak tahmin ettiğinizin ötesinde bir yarar sağlar.   Kulak ceninin ana rahmindeki duruşunun şematik olarak aynısıdır. Ve tüm akupunktur noktaları kulak üzerinde bu esasa göre yer almıştır.      Şimdii... başınız,boynunuz, beliniz, sırtınız, bacaklarınız, kalçanız, ayaklarınız, omzunuz ağrıdığında yapacağınız tek şey kulaklarınıza masaj yapmak.     Kulağınızı baş ve işaret parmaklarınızın arasına alarak kulak kepçesinden başlayarak, dayanabildiğiniz kadar güçlü ve sıkarak masaj yapın. İlk anda bazı noktalar acıyacaktır ( bunlar bedendeki ağrıyan bölgelerin kulaktaki refleks noktalarıdır ).  kısa bir süre sonra bu ağrılar kaybolacaktır. 2 -3 dakika bu masajı yapmanız yeterli olur. İsterseniz uzatabilirsiniz de. Zaten masajın sonuna doğru bedeniniz... Devamı