24 03 2008

Spor Harikaydı

Güzeldi ya yorulurum sandım ama yorulmadım.sanırım yaptığım yürüyüşlerin ve açık hava egzersiz aletlerinde çalıştığım için vücüt zorlanmadı güzel geçti. Devamı

24 03 2008

SPOR SALONUNA YAZILDIM

eh bu akşam ilk sporuma başlıyorum .hoca canımı çıkarmasında.selmahlc gitmişti bir ara öyle diyordu bidaa gitmem diyodu.ama ben yılmam.Oğlumla beraber gideceğiz şimdi ikimizde yazıldık hadi bana kolay gelsin Devamı

23 03 2008

RUHLU YİYECEKLER

İstedikleriniz sizi ele veriyor.Prof Dr.Mehmet Öz'ün kitabında diyorki yediğimiz şeyi ruh halimiz belirler.yedikleriniz sizi eleveriyor diyor kitapta .Herkes baksın bakalım ruh haline hangisi uygun:kahkaha:;:kahkaha:;:kahkaha:;İstediğiniz Şey                               Hissettiğiniz ŞeyEt gibi sert çıtırlı yiyecekler                  ÖFKEŞeker                                               DEPRESİFTatlı ve yumuşak yiyecekler                  ENDİŞELİTuzlu yiyecekler                                  STRESLİMidenizi dolduran kraker makarna gibi yiyecekler      YALNIZ,CİNSEL AÇIDAN HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRAMIŞ Herhangi birşey yada bulabildiğiniz herşey   KISKANÇ Bende depresif ve endişeli çıkıyor.doğru valla.depresif takılmaktan bıktım artık.depresif endişeli ruh halimden sıyrılıyorum artıkkkk böyleceeee kilolarımdanda :yasasin::yasasin::yasasin: NOT: bu yiyeceklerden tabiki günlük yaşantımızda tüketiyoruz.Burada bahsedilen günlük yenilen miktarlar değil.hani bazen hırs alırcasına belirli yiyeceklere saldırırız işte öyle durumlardan bahsediliyor.O anki ruh haline sahipseniz karşılığına denk gelen yiyecek türlerine yönelme oluyormuş.... Devamı

19 03 2008

KANDiLİNİZ KUTLU OLSUN

RABBİM TÜM DUALARIMIZI KABUL ETSİN.MUBAREK KANDİLİNİZ KUTLU OLSUN ARKADAŞLAR. Devamı

18 03 2008

ZERDE... GELENEKSEL TAT

Karaciğeri temizleyen tüm ilaç ve diğer maddelerden temizleyen zerdeçal.Zerde eskiden mevlütlerimizin düğünlerimizin geleneksel vazgeçilmez tatlısıydı.Çünkü eşine dostuna zerde yedirmek ona sağlık sunmak demekti.Rengi soluk çıkmış.Daha canlı bir renkte oldu.Fotoğraf makinesi aldığımız halde oğlum yine el alışkanlığı cep telefonuyla çekince  düşük renk kalitesi kaçınılmaz oldu.Nasıl mı yaptım.Hemen anlatayım:1 su bardağı pirinci az miktar su ile iyice haşladım suyunu çekene kadar.Pirinçler pişipte tencerede su kalmayınca 9 su bardağı sıcak su ekledim.İçine 1 çay kaşığına yakın zerdeçal attım.daha doğrusu önce yarım çay kaşığı attım.Kaynayınca gözüme az geldi biraz daha çay kaşığının ucuyla attım.Toplamda 1 çay kaşığı olmadı anlayacağınız.Pirinçler renk değiştirene zerde rengini alana kadar kaynattım.Daha sonra azar azar şeker ilave ettim.Şekerin ölçüsü yok.kendi damak zevkinizi bulana kadar eklemeye devam edin.Kaynayan zerdeye 1 limon kabuğu rendesi ve yarım kadar limonun suyunu ekledim.(Limon çok fresh bir tat veriyor zerdeye çocuklar seviyor)Limon yerine portakal koyabilirsiniz ya da hiç bir şey koymayabilirsiniz.Bu da tamamen kişinin arzusuna kalmış bir tat.2 kaşık nişasta ile koyulaştırdıktan sonra 2 pakette olmazsa olmaz vanilya ekledim.üzerini de kuş üzümleriyle süsledim. Devamı

18 03 2008

Çanakkale Destan Çanakkale İnsan

Hangi çılgın bu savaşın kurduysa kurgusunu; Düşünmeliydi yok oluşun kaçınılmaz sonucunu. Kolay değil inip gemilerden çıkmak tepeleri Kim gelirse bir daha; çok ağır öder bedelini… Bir şafaktan kalma sarı saçlı çocuklar; Şimdi yatıyor Anzak Koyu’nun mavi sularında, Tarih nasıl yazılırmış öğrendiler; Çanakkale topraklarında… Yenilmiş; başları önde dönerken ülkelerine; Ulus olma bilincini verdik; Katık etsinler diye geleceklerine… Denizin üstünden düşman geldiler; Öldüler, toprağın altından dost gittiler… Çanakkale Destan! Çanakkale İnsan! II Savaşta düşman, barışta dost olduk, Anıtlar diktik, bayrak çektik; selama durduk… Haber saldık: Söz verdik ölenlerin analarına, “Ağlamayın! Silin göz yaşlarınızı, Onlar sonsuza dek bizimle kalacaklar, Mehmetçik ile yan yana yatacaklar, Çocuklarınız-çocuklarımız; Çanakkale topraklarında uyuyacaklar…” O günden, bu güne kalan sarı saçlı çocuklar! Bir daha gelirseniz denizlerimize: Dost gelin! Getirin sevginizi gemilerinizle, Biz yine orada olacağız kır çiçekleri ellerimizde… Denizin üstünden düşman geldiler; Öldüler, toprağın altından dost gittiler… Çanakkale Destan! Çanakkale İnsan! Toprak: Vatan! Altında yatan; Ölümsüz Atam! Tevfik Yalçın Devamı

18 03 2008

18 Mart

Bu yazıyı İlk bloğumda yayınlamıştım daha önce.Burası Çanakkale adlı siteden almış olduğum bu yazıyı 18 Mart anısına yeniden bu bloğumda yayınlıyorum. Çanakkale'nin Eceabat İlçesi'ne bağlı büyük Anafarta Köyü'nde yaşamını sürdüren 97 yaşındaki canlı tarih Fatma Hızal, savaş sırasında ve sonrasında yaşadığı olayları anlatırken gözyaşlarına engel olamadı. Çanakkale'nin Eceabat İlçesi'ne bağlı Büyük Anafarta Köyü'nde doğan 97 yaşındaki Fatma Hızal, savaş sırasında köylerinin de bölgeye yakın olması sebebiyle büyük sıkıntılar çektiklerini ifade ederek, "Savaşın sonlarına doğru olan bölümü hatırlayabiliyorum. Bir gün 'Atatürk köyünüze gelecek' dediler. Bütün köylüler onu karşılamak için hazırlıklara başladı. Ben de o sıralarda ilkokula gidiyordum. Öğretmenimiz de şiir okumak için beni görevlendirmişti. Birden karşıdan atıyla birlikte köyümüze giriş yaptı. Başında kalpak vardı. Bütün köylüler onu alkışlarla karşıladı. Ben de o sırada öğretmenimizin bana verdiği şiir ezbere Atatürk'e okudum. Şiiri büyük bir dikkatle dinleyen Atatürk daha sonra muhtarlarla birlikte köy muhtarlığına gitti. Kendisine köyde birkaç hayvan kesilerek ikram verildi. Atatürk karşısında şiir okurken çok heyecanlanmıştım" dedi. 7 yaşındayken 90 yıl önce Atatürk'e okuduğu şiiri aynı heyecanla bir kez daha okuyan Fatma Hızal, zaman zaman heyecanlı anlar da yaşadı. Şiirini okuduktan sonra memlekete gençlerin sahip çıkmasını da isteyen Fatma Hızal, vatanın bölünmez bütünlüğü için herkesin elinden geleni yapmasını istedi. Savaşın gerçek yüzünü çok iyi bildiğini Hızal, "Savaş sırasında bizlerden köyümüzü terk etmemiz istendi. Biz de fakir halimizle evlerimizi bırakıp üzerlerimize birkaç eşya aldıktan sonra burada bulunan bazı araçların arkasına binip Gelibolu İlçesi'ne ait köylere gittik. Orada bir süre yaşadık. Fakir olmamız nedeniyle ekmek alacak paramız yoktu. Mahallede bulunanlar ise bana 'Sen burada bulunan mahalleliyi davul çalarak sahura kaldır.... Devamı

17 03 2008

YÜRÜMEK...

YÜRÜMENİN FAYDALARI Düzenli olarak yürüyüş yapanlar kasların kuvvetlenmesinden, şişmanlık riskinin azalmasına, yaratıcı düşünce potansiyelinin artmasından, yaşlanma sürecini geciktirmeye kadar çeşitli kazanımlar elde ediyor. Yürüyüşte dikkat edilmesi gerekli hususlar şu şekilde sıralanabilir: 1- Kilo vermek amacıyla naylon vb. gibi giysiler vücuda sarılmamalı. 2- 40 yaşın üstündekiler doktora görünmeden, yürüyüş programına başlamamalı. 3- Diyabet, hipertansiyon ve diğer sistematik hastalığı bulunanlar sık sık doktor kontrolünden geçmeli. 4- Ciddi bir yemek sonrası hızlı ve ağır yürüyüşler yapılmamalı. 5- Yürüyüş öncesi ve sonrasında susuz kalmamaya dikkat etmeli. 6- İnce tabanlı ve makosen ayakkabılar ile yürüyüş yapılmamalı. 7- Çok sıcak havalarda ve saatlerde yürüyüşten kaçınmalı. 8- Bir sıkıntı hissedildiğinde yürüyüşe inatla devam etmemeli. Yürüyüşün Faydaları Bu prensiplere bağlı kalınarak uygulanan yürüyüş programlarının kazançları ise şöyle sıralanıyor: 1- Yürüyüş kan akımını ve kan damarlarının miktarını artırarak, dolaşımı iyileştirir, kalp-damar ve beynin damarsal hastalıkları riskini azaltır. 2- Kalp kası dahil, vücut kaslarını kuvvetlendirerek, daha etkin çalışmalarını sağlar. 3- Her bir kasılmada kalbin pompaladığı kan miktarını artırarak, istirahatte kalp atım sayısını (nabzı) azaltır. 4- Egzersiz ve stres durumunda arteriel kan basıncında (tansiyonda) oluşan yükselmeyi azaltır. 5- Kan basıncını düzenler. 6- Kalp kasının yan damarlardan beslenmesini destekler. Böylece kalbin ana damarlarında oluşacak tıkanıklıkların vereceği zararı azaltır. 7- Şişmanlık riskini azaltır. 8- Sindirimi kolaylaştırır. 9- Beyine oksijen sağlanmasını artırarak, zihinsel keskinlik ve yaratıcı düşünce potansiyelini yükseltir. 10- Lenfatik dolaşıma yardımcı olur. 11- Egzersiz sırasında ve sonrasında metabolizmayı uyarır. 12- Solunumsal kapasiteyi ve aerobik gücü artırır. 13- Büyü... Devamı

14 03 2008

Sigara

Neden sigaraya başladım diye hep kendimi sorgulardım?Ya Allah aşkına nedeni mi var?Bizim kuşak şansız bir kuşak.Türlü saçmalıkların, aptallıkların yapıldığı zamanlarda geçti çocukluğumuz.Örneğin düğün salonlarında girişte çikolata kolonya ve sigara ikram edilirdi.Bir tepsi çikolata bir tepsi sigara açılmış tek tek halde bir kişinin elinde de kolonya şişesi.Çocuklar sigara almazsa al al babana verirsin diye ısrar ederlerdi.Sonra misafirliklerde sigaralıklar vardı.Gelen misafire çikolata, şeker gibi sigara ikram edilirdi.Misafir odasındaki masanın üzerinde sigaralar her zaman baş köşede oturur konukları beklerdi.Eve gelen tüm büyüklere sigara ikram edilir çocuğun önüne gelindiğinde de çocuk es geçilirken sen büyü de sana ozaman sen çikolata ye de büyü derlerdi.Var mı hatırlayanınız bileniniz?Ah ah.... Devamı