SİGARAYI YENİ BIRAKANLARA
8/10/2008 · Kategori: HABER
Sigara içenlerin sigara içmeyenlere göre daha az iştahlı olduğunu belirten bakanlık, "Bu geçiş döneminde kilo kontrolünü sağlamak amacıyla; acıktığınızda ya da yeme ihtiyacı duyduğunuzda yöneldiğiniz besinlere dikkat edin" uyarısı yaptı.
Bakanlık, sigarayı bırakanlara, "Evde ya da işyerinizdeki çekmecenizde enerji yoğunluğu yüksek besinlerden bulundurmayın Sıcak çikolata yerine süt içmeyi; tatlı yerine meyve yemeyi deneyebilirsiniz. Kalorisi yüksek kuruyemişler yerine kuru meyveleri tercih edin" uyarısında bulundu.
Türkiye'de sigara içmenin yaygın bir alışkanlık ve önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade eden bakanlık, ülkemizin Avrupa ülkeleri arasında tütün tüketiminde üçüncü sırada, Dünya ülkeleri arasında yedinci sırada olduğunun hatırlattı.
Türkiye'de 17 milyondan fazla kişinin sigara içtiğini ve her yıl 100 bin kişinin sigaraya bağlı nedenlerle yaşamını kaybettiğinin tahmin edildiğine işaret eden bakanlık, bu sayı trafik kazalarına bağlı ölümlerden 15-20 kat fazla olduğuna dikkati çekti.
Sağlık Bakanlığı, sigarayı bırakmayı takip eden ilk 20 dakika içerisinde vücutta bir takım önemli ve faydalı değişiklikler olmaya başladığını ve sigara içilmediği yıllar boyunca bu değişimin devam ettiğini kaydetti.
Bakanlık, sigarayı bıraktıktan 20 dakika sonra kan basıncı ve nabız sayısının normale döndüğünü, 12 saat sonra kandaki karbon monoksit düzeyinin normal seviyesine düştüğünü, 2 hafta-3 ay sonra kalp krizi geçirme riskinin azalmaya başladığını ve akciğer fonksiyonlarının geliştiğini, 1 ay-9 ay sonra nefes darlığı ve öksürüğün azaldığını, 1 yıl sonra ise kalp krizi geçirme riskinin sigara içen birine göre yarı yarıya azaldığını bildirdi.
Sağlık Bakanlığı, sigarayı bırakanların kilo almaması için şu önerilerde bulundu: "Ancak sigarayı bırakan bireylerde sıklıkla görülen şikayetlerden biri kilo alımıdır. Sigara içenler sigara içmeyenlere göre daha az iştahlıdır.
Bu durum sigara içenlerde yeterli ve dengeli besin seçimini de olumsuz etkilemektedir. Sigarayı bırakma ile birlikte özellikle psikolojik bağımlılığı olan bireylerde aşırı besin tüketimine eğilim görülmekte, kolay tüketilebilir ancak yüksek kalorili besin alımı artmaktadır.
Sigarayı bıraktıktan sonraki ilk 3 gün en zor dönemdir. Özellikle ilk günlerde sigara içme krizinden kurtulmak için aşırı yeme eğilimini önlemek amacıyla fiziksel açlıkla duyguların neden olduğu açlık arasındaki farkı öğrenmeye çalışmak çok önemlidir.
Unutmayın ki sigarayı bırakmak ve sağlığınıza kavuşmak için en önemli neden kendinizsiniz. Bu geçiş döneminde kilo kontrolünü sağlamak amacıyla acıktığınızda ya da yeme ihtiyacı duyduğunuzda yöneldiğiniz besinlere dikkat edin.
Örneğin sıcak çikolata yerine süt içmeyi; tatlı yerine meyve yemeyi deneyebilirsiniz.
Kalorisi yüksek kuruyemişler yerine kuru meyveleri tercih edin. Evde ya da işyerinizdeki çekmecenizde enerji yoğunluğu yüksek besinlerden bulundurmayın.
Çay ve kahveyle birlikte canınız çok sigara istiyorsa taze sıkılmış meyve suyu ya da meyve özlü çay içmeyi tercih edin. Yemek yerken, porsiyon büyüklüklerini azaltın.
Küçük kase ve tabaklar kullanarak, porsiyonlarınızı küçültebilirsiniz. Sigarayı bırakma ile birlikte tat ve koku alma duyunuz iyileştiği için besinlerinizi yavaş tüketerek her lokmanın keyfini çıkarın.
Sigaranın vücutta neden olduğu zehirli maddelerin atılabilmesi için en iyi kaynak sudur.
Bu nedenle günde en az 2 litre su içilmelidir. Ayrıca, bu dönemde gerek psikolojik olarak rahatlamayı sağlamak gerekse de kilo alımını önlemek ve metabolizmayı hızlandırmak amacıyla fiziksel aktivitenin mutlaka arttırılması gerekmektedir.
Yapılan pek çok bilimsel araştırmada, sigara dumanındaki pek çok maddenin oksidan olarak etki gösterdiği, vücutta hücre hasarına neden olan ve bağışıklık sistemini olumsuz etkileyen serbest radikal oluşumunu arttırdığı bildirilmektedir.
Bu nedenle sigara içenlerde vücudun savunma sisteminde antioksidan olarak görev yapan E, C vitaminleri ile A vitaminin ön maddesi B karotenin kandaki seviyeleri düşüktür.
Ayrıca, sigara içiminin bazı B grubu vitaminlerin düzeyini, özellikle de B12 vitaminini düşürdüğü de yapılan çalışmalarda bildirilmektedir.
Bu nedenle sigarayı bırakan bireylerde savunma sistemini güçlendirmek ve oluşan serbest radikallerin vücuda verdikleri hasarın vücut tarafından onarılmasına yardımcı olmak amacıyla antioksidan vitaminlerden zengin sebze ve meyve tüketiminin arttırılması gerekmektedir.
Posa içeriği yüksek olması nedeniyle sebze ve meyve tüketimi aynı zamanda sigarayı bırakan bireylerde görülen kabızlık şikayetlerinin giderilmesi açısından da yararlıdır.
Kabızlık şikayetlerinin azaltılması için, tam tahıl ürünleri ve kepekli ürünleri tercih etmek, kuru meyvelerden özellikle erik, incir ve kayısı tüketimini arttırmak, haftada en az 3 kere yarım saat kadar tempolu yürümek veya sabah kahvaltıdan önce 15 dakika boyunca karın kaslarının çalışmasını sağlamak kabızlık problemini önleyecektir."
18 Mart
18/3/2008 · Kategori: HABER
Bu yazıyı İlk bloğumda yayınlamıştım daha önce.Burası Çanakkale adlı siteden almış olduğum bu yazıyı 18 Mart anısına yeniden bu bloğumda yayınlıyorum.
Çanakkale'nin Eceabat İlçesi'ne bağlı büyük Anafarta Köyü'nde yaşamını sürdüren 97 yaşındaki canlı tarih Fatma Hızal, savaş sırasında ve sonrasında yaşadığı olayları anlatırken gözyaşlarına engel olamadı.
Çanakkale'nin Eceabat İlçesi'ne bağlı Büyük Anafarta Köyü'nde doğan 97 yaşındaki Fatma Hızal, savaş sırasında köylerinin de bölgeye yakın olması sebebiyle büyük sıkıntılar çektiklerini ifade ederek, "Savaşın sonlarına doğru olan bölümü hatırlayabiliyorum. Bir gün 'Atatürk köyünüze gelecek' dediler. Bütün köylüler onu karşılamak için hazırlıklara başladı. Ben de o sıralarda ilkokula gidiyordum. Öğretmenimiz de şiir okumak için beni görevlendirmişti. Birden karşıdan atıyla birlikte köyümüze giriş yaptı. Başında kalpak vardı. Bütün köylüler onu alkışlarla karşıladı. Ben de o sırada öğretmenimizin bana verdiği şiir ezbere Atatürk'e okudum. Şiiri büyük bir dikkatle dinleyen Atatürk daha sonra muhtarlarla birlikte köy muhtarlığına gitti. Kendisine köyde birkaç hayvan kesilerek ikram verildi. Atatürk karşısında şiir okurken çok heyecanlanmıştım" dedi.
7 yaşındayken 90 yıl önce Atatürk'e okuduğu şiiri aynı heyecanla bir kez daha okuyan Fatma Hızal, zaman zaman heyecanlı anlar da yaşadı. Şiirini okuduktan sonra memlekete gençlerin sahip çıkmasını da isteyen Fatma Hızal, vatanın bölünmez bütünlüğü için herkesin elinden geleni yapmasını istedi.
Savaşın gerçek yüzünü çok iyi bildiğini Hızal, "Savaş sırasında bizlerden köyümüzü terk etmemiz istendi. Biz de fakir halimizle evlerimizi bırakıp üzerlerimize birkaç eşya aldıktan sonra burada bulunan bazı araçların arkasına binip Gelibolu İlçesi'ne ait köylere gittik. Orada bir süre yaşadık. Fakir olmamız nedeniyle ekmek alacak paramız yoktu. Mahallede bulunanlar ise bana 'Sen burada bulunan mahalleliyi davul çalarak sahura kaldır. Bizler de sana biraz harçlık veririz' dedi. Ben de bu şekilde davul çaldım. O paralarla ekmek alıp karnımızı doyurduk" dedi. Bu sözleri anlatırken gözyaşlarına engel olamayan Fatma Hızal, "Savaşın ne demek olduğunu burada çok iyi anlayabilirsiniz" dedi.
"BİRLİKTE OYNADIĞIMIZ RUM KIZLARI BİZLERİ KESECEKLERİNİ SÖYLÜYORLARDI"
Aynı köyde oyun oynadıkları Rum kızlarının savaş sırasında "Siz Türkler'i kıtır kıtır keseceğiz" dediklerini de belirten Fatma Hızal, "Rum kızlarıyla çok iyi arkadaştık. Savaşla birlikte onların bize karşı davranışları da değişti. Bir gün yakın arkadaşım olan bir Rum çocuk 'Sizi kıtır kıtır keseceğiz' dedi. Ben de ona 'Biz sizi keseceğiz' dedim. Sabah bir kalktık. Köyde bir tek Rum kalmamış. Herkes köyü terk etmiş. Hepsi kaçmışlar. O günden sonra da Rumlar'dan kimse burada kalmadı. Savaş çok kütü bir şey" dedi.
Büyük Anafarta Köyü'nde tek göz odalı evinde yaşamını sürdüren 97 yaşındaki Fatma Hızal, dinç dimağı ile zaman zaman kendisini ziyaret edenlere savaş sırasında yaşadıklarını anlatmaya devam ediyor.
Kolon ve Böbrek Kanserinden sonra
23/2/2008 · Kategori: HABER
KAZIM KANAT AZ ÖNCE BEYAZ SHOWDA PASİF İÇİCİLİKTEN SOL AKCİĞERİNİ KAYBETTİĞİNİ SÖYLEDİ.YANINIZDA SİGARA İÇİLMESİNE MÜSAADE ETMEYİN.ÇOCUKLARI SİGARA DUMANINDAN KORUYUN.
Marlboro Intense ile Kobay Olmayın
17/2/2008 · Kategori: HABER
Marlboro Türkleri denek yaptı Kısa ve yoğun kompakt Marlboro ilk kez Türkiye'de!
Yasak nedeniyle kapalı alanlarda sigara içemeyen kitleyi hedefleyen daha kısa ve yoğun kompakt Marlboro'nun ilk kez Türkiye'de test edildiği ortaya çıktı
Tutarsa diğer ülkelerde de satışa çıkacak.
Amerikan sigara devi Philip Morris şirketi, sigara yasakları nedeniyle hızla sigara içebilmek için sokağa çıkmak zorunda kalanlara yönelik tüm dünyada 'Yoğun Marlboro'yu piyasaya sürmeye hazırlanıyor. Ancak işin vahim tarafı, şirketin bu yeni tip sigarasını önce Türk tiryakiler üzerinde test ediyor olması. Haberi İngiltere'nin prestijli gazetelerinden The Sunday Times duyurdu. Gazete dünkü baskısında, 'Philip Morris'in normal Marlboro sigaralarından daha kısa ancak aynı yoğunluktaki kompakt sigarasını Türkiye'de test ettiğini' yazdı. Gerçekten de şirketin 'Marlboro Intense' (Marlboro Yoğun) adlı yeni ürünü yaklaşık bir aydır piyasada. The Sunday Times, halka açık yerlerde sigara içmeyi yasaklayan ülkelerin sayısının 50'yi geçtiğine dikkat çekerek Philip Morris'in 'sigara yasağı çağı'na uygun yeni sigarasıyla dikkat çektiğini belirtti. Gazete 'daha kısa ve yoğunluktaki yeni ürünü, sigara içmek için sokağa çıkmak durumunda kalan tiryakilerin çekici bulacağını' yazdı.
Ciklet paketi gibi
Kıpkırmızı renkli ambalajı ve piyasada satılan ciklet paketlerini andıran büyüklüğüyle insanda ilk görüşte içme hissi uyandıran yeni 'Marlboro Intense', normal Marlboro'dan 1.3 santim daha kısa... Normalde Marlboro'lar 8.5 santimetre uzunluğunda. Ancak Marlboro Interse sadece 7.2 santimetre. Gazeteye göre Türkiye'de test edilen yeni kompakt Marlboro'lar daha sonra Amerika hariç 50 ülkede satışa çıkarılacak. Normalde sigaralar 8 nefes ve üzerinde biterken, Marlboro Interse en çok 7 nefeste tükeniyor. Şu an piyasada 4.25 YTL'ye satılan Marlboro Intense, bir satış pazarlama stratejisi olarak da diğer Marlboro türleri arasında ayrıca en ucuzu.
Piyasada satılan Marlboro INTENSE paketlerinin üzerinde diğerlerindeki gibi yasal uyarılar mevcut. Ancak tüketiciler 'Marlboro INTENSE' kelimesinin 'YOĞUN Marlboro' anlamına geldiğini bilmiyor. Çünkü Türkçe çevirisi yazılı değil.
ALYANSI NEDEN 4.PARMAĞIMIZA TAKMALIYIZ
15/2/2008 · Kategori: HABER
Bunun, Çinliler’in anlattığı çok güzel ve inandırıcı bir açıklaması var…
Başparmak, anne-babanızı,
İşaret parmağı, kardeşlerinizi,
Orta parmak, sizi,
Dördüncü parmak (yani yüzük parmağı), hayat arkadaşınızı,
Ve serçe parmak, çocuklarınızı temsil eder.
İlk önce avuçlarınızı birbirine bakacak şekilde açın. Orta parmakları bükün ve sırt sırta birleştirin. Daha sonra kalan dört parmağınızı da şekildeki gibi açıp, uç uca getirin.

Şimdi, anne babanızı temsil eden başparmaklarınızı ayırmaya çalışın… Açılacaktır, çünkü anne babanız sizinle birlikte ömür boyu yaşamayacaktır. Er ya da geç onlardan ayrılmak zorundasınız.
Baş parmaklarınızı önceki gibi birleştirip, kardeşlerinizi temsil eden işaret parmaklarınızı ayırın. Onlar da ayrılacaktır, çünkü kardeşleriniz kendi ailelerini kurup, ayrı bir hayat seçer.
İşaret parmaklarınızı birleştirip, çocuklarınızı temsil eden serçe parmaklarınızı ayırın. Onlar da ayrılıcak, çünkü çocuklar da evlenir ve bir gün kendi hayatlarını kurar.
Son olarak serçe parmaklarınızı birleştirip, eşlerinizi temsil eden yüzük parmaklarınızı ayırmaya çalışın. Ayıramadığınızı görünce şaşıracaksınız. Çünkü karı-kocalar hayat boyu bir arada yaşarlar… İyi günde ve kötü günde…
İstanbul'un Taşı Toprağı Altın
12/2/2008 · Kategori: HABER
"İstanbul'un Taşı Toprağı Altın" Bu sözün nerden geldiğini mi merak ediyorsunuz.Cevabı aşağıda,
İşte İstanbul'un gizli hazineleri:
SÜLEYMANİYE CAMİİ, HARCA KARIŞAN DEĞERLİ TAŞLAR
Süleymaniye Camii'nin inşaası sırasında İran Şahı, inşaatın hızlanması için değerli taşlar gönderir. Kanuni Sultan Süleyman bu taşları öğüterek bu minarenin hacına karıştırır.
CEVAHİR MİNARESİ
İran Şahı'nın sadaka verir gibi gönderdiği değerli taşlar değirmende öğüterek Süleymaniye Camii'nin Cevahir Minaresi'ne katar.
BALAT- FENER AÇIKLARI
Bizanslılar İstanbul'un işgali sırasında gemilerle hazinelerini kaçırmaya çalışır. Fatih'in askerleri bu gemileri Balat açıklarında batırır.
BAĞIŞLARLA YAŞIYORLARDI
Cüzzamhane'deki hastalar sadakalarla geçinirdi.
KARACAAHMET MEZARLIĞI/ CÜZZAMLILARIN ALTINLARI
Cüzzam hastalarına bağış olarak verilen altınların biriktiği hazinenin mezarlıkta olduğuna inanılıyor..
KUTSAL KASE İNANIŞI
Kimilerine göre Hıristiyanlıkta varlığı bile tartışılan Kutsal Kase de Çemberlitaş'ın altındaki gizli odada bulunuyor.
KLEOPATRA'NIN HAZİNESİ
Halkalı'da Kleopatra'nın süt banyosu yaptığına inanılan Roma döneminden kalma havuzun da bulunduğu bölgede hazine olduğuna inanılıyor.
ZEYTİNBURNU KIYI ŞERİDİ/ NAZİ ALTINLARI
İkinci Dünya Savaşı sırasında Naziler, Yahudiler'den topladıkları altınların bir bölümünü İstanbul'a getirir. Altınlar Zeytinburnu kıyı şeridinde bir arsaya gömülerek saklanır.
GOBEN VE BRESLAU
Savaşı kaybetmekten korkan Almanlar hazinelerinin bir kısmını Goben ve Breslau zırhlılarına yükleyerek Osmanlı'ya gönderir.
OSMANLI BANKASI HAZİNESİ ESKİ İSTİNYE TERSANESİ'NDE Mİ
Fransızların kaçırmak istediği Osmanlı'ya ait külçe altınlar eski tersanenin olduğu yerde gömülü.
İSTİNYE TERSANESİ, ALTIN GÖMÜLÜ
Osmanlı altınlarını İstinye Tersanesi'nen çıkaramayan Fransızlar çareyi bu altınları tersane civarında bir yere gömmekte buldu.
Şehirlerde Toplu Bıraksa!!!
15/1/2008 · Kategori: HABER
Gaziantep `in Şahinbey ilçesine bağlı Kazıklı köylüleri, köyde sigaraya bağlı kanserden ölümler artınca, sigarayı bıraktılar. Kazıklı köyü sakinleri, köyde son yıllarda sigaraya bağlı kanserden ölümlerin artması, son olarak da iki kişinin akciğer kanserinden hayatını kaybetmesi üzerine önce teker teker sigarayı bırakma kararı aldı. Köydeki sağlık ocağında görev yapan doktor Gökhan Ürkmez `in çabaları üzerine, köyde toplu olarak sigara ile savaş başlatıldı. Kazıklı köyü sakinlerinden Doğan Yücedağ (50), `Kanserin ne kadar kötü bir hastalık ve ne kadar zor bir tedavisinin olduğunu öğrenince sigara içmeme kararı aldım.` derken 20 yıl içtiği sigarayı bırakan Haydar Kayahan (36) da `Sağlığımdaki değişiklikleri ve köyde sigaradan ölenleri görünce, bu alışkanlığımdan vazgeçtiğim için sevindim.`` dedi. Kazıklı Sağlık Ocağı Doktoru Gökhan Ürkmez ise köylülerin sigaraya karşı başlattığı savaşın çok anlamlı olduğunu belirterek, `Köylüler, kanserden ölümler artınca sigarayı bırakma kararı aldı. Şu ana kadar 33 kişi sigarayı bıraktı. Tiryaki olan 27 kişinin de sigarayı bırakması için çalışıyoruz dedi Gaziantep aa
TÜRKİYE VE SİGARA
8/1/2008 · Kategori: HABER
Türkiye ve Sigara
Türkiye'de halen 17 milyon sigara içicisi olduğu tahmin edilmektedir.
Sigara alabilmek için Türk halkı ortalama günde peşin ve nakit olarak 17 milyon dolar harcamaktadır. Yıllık sigara harcamaları 6.5 milyar doları bulmaktadır.
Bilimsel çalışma sonuçlarına göre sigara içen 17 milyon kişiden 4 milyonu hayatından 7 yıl, 4 milyonu 22 yıl kaybederek öleceklerdir. Türkiye verimli çağında, yetişmiş 4 milyon insan gücü kaybedecektir.
Sigaranın neden olduğu 50 hastalık nedeniyle Türkiye'nin yıllık sağlık harcamasının 2 milyar dolar civarında olduğu hesaplanmaktadır. Türk vatandaşları sigara satın almak ve neden olduğu hastalıkları tedavi ettirmek için yılda 8.5 milyar dolar harcamaktadırlar.
Sigara neden benzeri olmayan bir sağlık sorunudur
-
Her dozu zararlıdır.
-
Vücudun her kısmına zarar veren binlerce kimyasal içerir.
-
Yüksek bağımlılık yapıcı etkiye sahiptir.
-
Dünyanın en güçlü endüstrisi tarafından saldırgan reklam ve promosyon taktikleri ile satılır.
-
Sadece kullanana değil, maruz kalana da zarar verir.
-
Üreticinin önerdiği gibi kullanıldığında kullanıcıyı öldürür.
TÜTÜN!!!
8/1/2008 · Kategori: HABER
Tütün ve çevre
Tütün aynı zamanda çevreye zarar vererek de yoksulluğa neden olmaktadır. Tütün üretiminde kullanılan kimyasallar, suyu ve havayı kirletmektedir.
Tütün yetiştirmek için ağaçların kesilerek arazilerin açılması, ormanların kaybına neden olmaktadır.
Tütün üreten ülkelerde tütünün kurutulması için her yıl orman alanlarının %5'inin tahribedildiği ortaya konmuştur.
"Ormanlarımız tütün yetiştirmek için katledilmekte" - Hindistan'lı tütün işçisinin tütün için ağaçların kesilmesi hakkında söyledikleri.
Tütün ve yoksul
Bir çok ülkede tüm gelir grupları arasında en fazla, en fakir olanlar sigara içmektedir. Sigara bağımlılık yapıcı olduğundan bir seçim olarak başlar ve zamanla pahalı bir ihtiyaç haline gelir.
Bangladeş'te en düşük gelir grubundaki sigara kullanma hızı, en yüksek gelir grubundan iki kat fazladır.
Sigara içmenin fırsat maliyeti yüksektir. Bangladeş'te bir paket Gold Leaf Light fiyatı, yedi kilo ıspanakla eşdeğerdir.
Bir paket Marlboro, Bangladeş'te 3 litre soya yağı ile, Gana'da ise 6 kilogram mısır ile aynı fiyata sahiptir.
İnsanlar bir paket Marlboro almak yerine; Gana'da bir kilogram balık, Pakistan'da 24 adet yumurta ve Çin'de 5 kilogram pirinç alabilirler.
Hindistan'daki evsizler sigaraya, beslenme, eğitim ve tasarruf hesaplarından (savings) daha fazla para harcamaktadır.
Viyetnam'lı sigara tiryakilerinin sigaraya harcadıkları para; tüm ailenin eğitime harcadığı yıllık paranın yarısına ve sağlığa harcadıklarının beş katına eşittir.
Viyetnam'lı erkeklerin sigaraya harcadıkları para, ailelerinin yıllık gıda giderlerinin üçte biri kadardır.
Bir paket Marlboro'nun maliyeti; Gana, Pakistan, Moldovya ve Çindeki günlük gelirin %56-66'sına, Bulgaristan ve Romanya'da da %25'den fazlasına denk gelmektedir.
Bangladeş'te ortalama bir erkek sigara içicisi sigaraya her gün 3000 kalorilik pirinç alabilecek kadar para harcamaktadır. Bu sırada Bangladeş'li çocukların yarısı yetersiz beslenmektedir.
Sadece Bangledeş'te 10.5 milyon çocuk, eğer aileleri sigaraya harcadıkları parayı beslenmeye harcarsa, yeterli beslenmeye kavuşabilir.
Geleceğimizi kurtarmak: ileri giden yol (the way forward)
Dünya Bankası, tütün kontrolünün oldukça maliyet etkili olduğunu ve özellikle belirgin şekilde tütün ithal eden ülkeler için ekonomik açıdan karlı olduğunu göstermiştir.
Politik önlemlerden tütün kullanımını azalttığı kanıtlanmış olanlar: tütün vergilerinin artırılması, kamuya açık yerlerde sigara içme yasağı, tütün ürünlerinin reklamlarının yasaklanması ve paketlerin üzerindeki güçlü uyarılardır.
Hükümetler vergileri düzenli olarak artırarak ve kaçakçılığı kontrol ederek, tütünden elde ettikleri yıllık vergi gelirini artırmaya devam edebilirler.
PATH Kanada ve Asya ve Afrika'daki ortak kuruluşlar, daha güçlü tütün kontrolü politikaları için çalışmaktadırlar. PATH Kanada ayrıca Dünya'daki diğer ülkelerdeki faliyetleri de desteklemektedir.
Mücadele edin! Tütüne karşı küresel savaşa katılın.
Çok uluslu tütün endüstrisini desteklemeyi reddedin. Ürünlerini boykot edin.
Tütüne karşı olan yeni küresel anlaşmayı, Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesini, destekleyin. Daha fazla bilgi almak için www.fctc.org adresini ziyaret edin.
Bu sunum PATH Kanada ve Kanada Hükümeti tarafından finanse edilmiştir.
Çeviri: Dr. Gökhan Telatar
Dr. Nazmi Bilir
kaynak www.ssuk.org.tr
« Önceki ::
