2155 dolar 44 cent
2/10/2009 · Kategori: GUNLUK
bunu görünce içim cız etti yılarca ne kadar çok para aktarmışım sigara tacirlerine tabii katranıda ciğerime:( 17962 adette sigara içmemişim neyse kazancım çok fazla şimdi geçen yıllara değil kazancım olan 2155 dolar 44 cente ve sağlığıma yuppiiiiiiiiiii deme zamanı :):)
Doğum Günüm
30/1/2009 · Kategori: GUNLUK

Düzenli Spor
30/1/2009 · Kategori: SAGLIK
Kızımın doktoruyla görüştüm hafta sonundan itibaren düzenli spora başlasın dedi.O kadar kararsızım ki voleybol basketbol hangi spor daha iyi gelir.Bu arada hastalığımız orta derece astımve ileri derece reflü.Yüzme en iyisi yüzme diyorlar ama kapalı havuz açılmasına rağmen güvenemiyorum.Yoğun klor kokusu bir atak tetikleyicisi olabilir.Düzenli sporun yanında ip atlayacak merdiven inip çıkıcak v.s...Bende hazır 3 kg vermişken onunla beraber spor yaparsam bir anda kendimi çok formda bulabilrim.Bu günlerde dolaşan grip virüsünden biz de nasibimiizi aldık.Boğazım acayip yanıyor ve kaşınıyor öksürürürken sanki boğazım parçalanıyor.Kuruyemişçiye girdim hani keçiboynuzu alıp kızıma kaynatayım derken acayip sigara içmişler içeri girdim anında gıcık yapıştı boğazıma çocuk demezmi abla sen sigarayı bırakalı çok oldu ama öksürüyosun.Kendisi sigara tiryakiside.Bu dumana reaksiyon vermemek mümkünmü oğlum dedim bırak artık şu sigarayı.Demez mi öksürecek olduktan sonra sigarayı bırakmanın ne anlamı var?Neyse gerisi yorumsuz olarak kalsın...
Sağlık ocağı doktorunun ısrarıyla verem savaşa gittik kızıma ppd testi yaptırdık.Olmaz böyle şey ya sıfır çıktı.Aşısıda korumuyor.Ben kızımı anlayamıyorum yapılan aşıda fayda etmiyor demekki.Neyse doktora orda sormuştum sıfır olunca ne oluyor.Sıfır işte dedi hiç reaksiyon yok.Ne verem mikrobu var ne aşı var hiç bir şey görünmüyor korumasız.Eee nolcak dedim.21 gün sonra bir test daha yapalım o da sıfır çıkarsa aşı yapıcaklar.İşte böyle...
Şimdi spor takıldı aklıma yeniden kızıma hiç sormuyorum çünkü ona kalsa o okadar acayip sporlar söyler ki o sporu yapabilmek için belki dünyanın diğer yarısına geçmek gerekebilir:)
Ben Geldim:)
23/12/2008 · Kategori: GUNLUK
Sevgili bloğum ve blogcu arkadaşlarım.Sizleri çok özledim.Sağlık nedenlerinden dolayı uzunca bir süre bloğa bakamadım.Bayram Seyran geçti gitti şimdi yeni yıl yaklaşıyor yeni yıla 1 hafta kala neler mi istiyorum aslında çok şey değil kızım için ve tüm herkes için sağlık diliyorum.Umarım yeni yılla birlikte rabbim herkese sağlık sıhhat nasip eder.
sigara
13/11/2008 · Kategori: SAGLIK
4 sigara dumanı 10 sigaraya bedel!
Sigara, içerdiği 4000 farklı zehir barındıran sigara, insanlar için terör, trafik kazaları, doğal afetlerden daha öldürücü bir etkendir...
İnsanların çoğu bunun bilincinde olmasına rağmen hala sigara içmeye devam etmektedir. Günümüzde sigaraya başlama yaşı 10-12�ye inmiştir. Sigara içen kadar, sigara dumanına maruz kalanları da olumsuz yönde etkilemektedir.
İstanbul Özel Hizmet Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü Uzmanı Dr. Güldehan Akbaş �sigaranın zararları ve pasif içicilik� hakkında şu bilgileri verdi:
Sigara içindeki Polonyum (kanserojen), Radon (radyasyon), Metanol (füze yakıtı), Kadmiyum(akü metali), Bütan(tüp gazı), Toluen (Tiner), DDT (böcek öldürücü), arsenik, hidrojen, siyanür, karbonmonoksit, nikotin ve diğer toksik pek çok madde nedeniyle insan vücuduna geri dönüşümü olmayan büyük hasarlar vermektedir. İçerdiği bağımlılık yapan nikotin maddesi akciğerlerde katran oluşumuna sebep olmaktadır.
Kanserden ölümlerin başlıca nedeni sigara
Tüm kanserlerden ölümlerin %30 undan, akciğer kanserlerinin %90�nından sigara sorumludur. Akciğer, yemek borusu, ağız içi, burun, boğaz, gırtlak, pankreas, böbrek, mesane, meme, rahim ağzı, karaciğer kanserlerinde en büyük etkenlerden biri sigaradır.
sigara dumanına maruz kalanları da çok etkiliyor.
Bağışıklık sistemini baskılayıp sık solunum yolu enfeksiyonu, solunum yollarında ilerleyici hasarlama ve sonuçta bronşit, arfizem, astım gibi solunum yetmezliği ve ölüme ***üren kronik solunum sistemi hastalıklarına yol açmaktadır. Sigara kalp damar sisteminde tıkayıcı lezyonlar, kalp krizi, ayak ve bacakta gangrenler gibi dolaşımda tıkanma sorununun başlıca nedenidir. Ayrıca katarakt, diyabet ve tat koku alma duyularında zayıflamaya da neden olmaktadır.
Sağlıklı çocuk sahibi olmak için sigarayı bırakın
Erkeklerde iktidarsızlık ve kısırlık, kadınlarda ise erken menepoz ve kısırlığa yol açan sigara ayrıca premature doğum, düşük doğum ağırlıklı bebek gibi anne adayı ve yenidoğan bebeğin hayatını da olumsuz yönde etkilemektedir.
4 saat sigara dumanına maruz kalmanın bedeli 10 sigara
Sigara dumanının zararları çok fazladır. Sadece içen değil içenin yanında duran kişide hem yanan tütünün hem de sigara içen kişinin çıkardığı dumanı solur. Pasif içiciler yaklaşık 3700 çeşit kimyasal maddeden zarar görmektedir. Ve sigara içenlerde görülen hastalıkların hepsi pasif içicilerde de görülmektedir. Sigara içmediği halde sigara içenlerle aynı ortamda 4 saat kalan kişi yaklaşık 10 adet sigara içmiş gibi olmaktadır. Gene pasif içicilerde akciğer kanseri riski içmeyenlerden 1.5 kat fazladır.
Sigara içen babanın çocuğunda kanser önleme geni bulunmuyor
Çocuk kanserlerinin %15�inde sigaranın rolü vardır. Babanın sigara alışkanlığından dolayı kanser önleyici genden yoksun çocuklarda her türlü kanser diğerlerinden daha sık görülmektedir. Çocuklar için risk daha fazladır. Çünkü çocukların akciğerleri tam gelişmemiştir. Çocuklar yetişkinlerden daha sık nefes alıp verirler ve sigara dumanına daha fazla maruz kalırlar, bu çocuklarda üst solunum yolu infeksiyonları, bronşit ve astım sık görülür.
sigara
13/11/2008 · Kategori: SAGLIK
İngiltere'de sigara paketlerine kanserli akciğer resmi koyuluyor.sağlık yetkililerinin açıklamasına göre, paket üzerindeki "sigara öldürür" veya "Size ve çevrenizdekilere zarar verir" şeklindeki uyarılara rağmen sigara içmeye devam eden tiryakileri sigaranın zararları konusunda daha çarpıcı şekilde uyarabilmek için ekimden itibaren paketlerin üzerinde kanser olMuş akciğer veya çürük diş resimleri olacak. Bu tür resimler, sigara paketlerinde gelecek yılın ekiminde zorunlu hale getirilecek. Aynı resimler, diğer tütün ürünlerinde ise 2010'da mecburi tutulacak.
Nüfusu 60 milyonu geçen İngiltere'de sigarayla mücadele amacıyla alınan bütün tedbirlere rağmen hala yaklaşık 10 milyon kişi sigara içiyor.
sigara paketlerinin üzerinde 2003 yılından bu yana uyarıcı yazı bulunuyor. 18 yaşın altındakiler sigara alamıyor. Kamuya açık kapalı mekanlarda sigara yasak.
ÇOCUKLARINIZI AĞIR METALLERDEN KORUYUN
6/11/2008 · Kategori: SAGLIK
Bu liste otistikler için hazırlanmış.Ağır metallerden sakınmak için liste.Aslında hepimizin dikkat etmesi gereken öneriler var.Kendinizi ve ailenizi ağır metallerden korumak için bu listeye göz atmalı bazı alışkanlıklarınızı değiştirmelisiniz diye düşünüyorum.Ben okuyunca doktorların bebek ve hamilelere dişlerini koruması için verdikleri zymafluor tabletinin toksin olduğunu öğrendim.
Etler (yağsız olmayacak, fazla pişirilmeyecek)
Kırmızı et (tercihen yemlenen değil, otlayan hayvan eti), geleneksel sucuk, kavurma, pastırma vb serbest. Katkı maddelerinden dolayı salam-sosis yasak.
Sakatat: Çok yararlı. Fakat hastalıklı olmamasına dikkat.
Beyaz et: Tercihen köy tavuğu ve diğer kümes hayvanları (köy tavuğu geç pişer)
Deniz ürünleri (Balık, midye, istakoz) (ağır metal zehirlenmesi nedeni ile yasak. Havuzda yetiştirilenlerde de toksinler mevcut olduğundan onlar da yasak.
Yüksek klorofil içerdiği için ağır metalleri bağlayan deniz börülcesi ve deniz yosunları (kolerella veya spirullina) serbest.
Yumurta: En Kaliteli protein kaynağıdır. Köy yumurtası tercih edilmeli. Günde 1-4 adet yenilebilir. Tercih sırasına göre 1. çiğ (enfeksiyon olmadığından eminseniz!), 2. rafadan, 3. Lop, 4. kızartma (mümkünse yenmemeli, yenilecekse, zeytinyağında ya da fındık yağında ya da tereyağında yapılmalı ve önce akı pişirilmeli, sarısı ayrıca çiğ olarak eklenmeli)
Sebzeler ve yeşil yapraklılar: her çeşidi yenilebilir. Daha çok çiğ tüketilmeli. Koyu yeşil yapraklılar K vitamini, kalsiyum ve magnezyumdan zengindir ve ayrıca omega-3 yağ asidi içerir. Doğal yetiştikleri için yabani otlar (ebegümeci, kuzukulağı, ısırgan otu, semizotu, labada vb) mükemmel. Semiz otu sebzeler içinde en önemli omega-3 kaynağıdır.
Patates kızartması kesinlikle yenmemelidir. Sebze yemeklerinin içine az miktarda patates konulabilir (yüksek şeker içeriği).
Sarımsak: Hücreleri paslanmaktan koruyan (antioksidan) en önemli yiyeceklerden biri. Kükürtlü bileşikler içerdiği için aynı zamanda ağır metal boşaltımına da yardımcı oluyor. Kükürtlü amino asitler otistiklerde genellikle düşük olmaktadır. Her gün en az iki diş yenilmeli. Sarımsağı ezin (yutmayın) ve en geç 1 saat içinde tüketin. Soğan de yüksek kükürt içeriği ile en az sarımsak kadar değerli.
Zeytin: Mümkün olduğunca tuzu çıkartılmalı. Sele zeytininin tuzu daha rahat çıkıyor. Daha çok yeşil zeytin tercih edilmeli.
Meyveler: Elma, üzüm, çilek gibi fenol içeren meyvalar fazla tüketilmemelidir. Kayısı, üzüm, muz, gibi şeker içeriği yüksek meyveler de sınırlı yenmelidir. Az şekerli meyveler daha çok yenilebilir (tazesi tercih edilmeli). Meyve kurularının küflü olmamasına dikkat edilmelidir.
Süt ve süt ürünleri
İnek ve koyun sütü ve ürünleri (yoğurt, peynir vb.) tüketilmemeli. Bu sütlerle yapılmış kefir ya da yoğurt suyu yenilebilir. Keçi sütü ve ürünleri serbesttir (yoğurt, peynir, kefir).
Süt niçin kemiklerimiz için iyi bir kalsiyum kaynağı değildir?
· Sütte kalsiyum yüksektir fakat kalsiyum/fosfor oranı 1:1 gibi yüksek olduğu için iyi emilmez
· Anne sütünde 2:1 olduğu için kalsiyum içeriği düşük bile (30 mg/100 mL) olsa emilimi mükemmeldir.
· Süt ve süt ürünlerindeki kalsiyum/magnezyum oranı yaklaşık 8:1 ile 12:1 arasında değişir.
· Normalde kalsiyum/magnezyum oranının 2:1’den fazla olmaması gerekir.
Baklagiller (Nohut, fasulye, mercimek, bezelye, börülce vb) haftada 2-3 kereden fazla yenmemeli (12 saatte bir suyu değiştirilmek üzere 48 saat suda bekletilmeli, ve ağır ateşte (mümkünse güveçte) pişirilmeli.
Soya: Söylendiği gibi sağlıklı bir yiyecek değildir. Protein sindirimini ve bağırsaktan kalsiyum, demir ve çinko emilimini azaltır. Tiroid hormonu sentezini bozar. Erken ergenlik belirtileri, kısırlık ve adet düzensizliklerine yol açabilir. Alerjilere neden olabilir. Otistikler kesinlikle soya tüketmemelidirler.
Kabuklu kuruyemişler (ceviz, fındık, fıstık, ayçiçeği, kabak çekirdeği, badem vb). Zengin amino asit (tirozin, triptofan, fenilalanin vb) ve mineral (çinko, selenyum, magnezyum vb) içerir. Günde 1-2 avuç (25-50 gram kadar) oldukça yararlı. Çiğ ve az tuzlu olanı tercih edilmeli.
Yağlar: Yağ kısıtlaması vücut için zararlıdır. Sanılanın aksine yağı az, dolayısıyla şekeri fazla yiyecekler insanları daha çok acıktırır ve daha çok şişmanlatır!
Margarin: Kesinlikle yasak!
Tohumlu sıvı yağlar (ay çiçek yağı, pamuk yağı, mısırözü yağı, soya vb.): Kullanılmamalı ya da çok az kullanılmalı. Omega-6/omega- 3 dengesini, omega-6 lehine bozuyor. Sıcak presten çıkan bu yağların yıpratıcı özellikleri var.
Zeytinyağı: Mükemmel! Halis sızma olanlar tercih edilmeli
Riviera ikinci seçenektir.
Fındık yağı: Riviera gibi. Piyasadakilerin çoğu karışık! Halis olanları pahalı ve sızmadan daha iyi değil.
Tereyağı: Mükemmel! Mümkünse özgür otlayan hayvanların yağı(köy tereyağı). Piyasada sahtesi (margarin üzerine giydirilmiş) çok. Sahtesi dışarıda bırakıldığında geç erir, bıçakta fazla leke bırakır.
Urfa yağı: Tereyağı gibi
Kuyruk ve iç yağı: Tereyağı gibi yararlı
Balıkyağı: Hayat iksiri! Büyük ölçüde omega-3 yağ asidi içeriyor. Bebeğinden, hamilesinden, gencine ve yaşlısına kadar herkes kullanmalı. Otistik çocuklarda omega-3 yağ asitleri (EPA+DEHA) oldukça düşüktür ve günde 1500-3000 mg aktif balık yağı (EPA+DEHA) kullanmalıdırlar. Balıkyağı şişmanlatmaz. Yaz-kış kullanılabilir. Morina karaciğeri yağı D vitamini içerdiğinden yazın kullanılmamalı . Aksi halde D vitamini yüklenmemesi yapabilir.
Keten tohumu: Balık yağından sonra ikinci önemli omega-3 kaynağı. Önce hafifçe kavurun ve kahve değirmeninde öğüttükten sonra günde 2-3 tatlı kaşığı yemeklere, yoğurda veya salatalara serpin. Omega-3 gücü balık yağının onda biri kadardır.
Kızartmalar: Vücut hücrelerini paslandırdığı için zararlı. İllaki yenilecekse tereyağı, zeytinyağı, veya fındık yağı ile yapılmalı. Kızartmaların zararlı etkilerini azaltmak istiyorsanız yanında sarımsaklı yoğurt ve yeşillik yiyin.
Tahıllar ve unlu gıdalar: Otistiklerin dörtte üçünde buğday proteini olan gluten ile ilgili morfin bileşikleri yüksektir. Bu nedenle gluten içeren buğday, çavdar ve yulaf gibi tahıllar ve bunlardan yapılan mamuller (ekmek, kek, kurabiye, bulgur, makarna, erişte, şehriye, tarhana, un çorbaları) tüketilmemelidir. Mısır ve pirinç ve glutensiz undan yapılan mamuller serbesttir. Genetiği değiştirilmiş mısır yenmemelidir. Pirin, glutensiz un ve mısır da aşırı tüketilmemelidir; hızlı emilen şeker miktarları yüksek olduğu için insülin direncini arttırırlar.
Çaylar: Hepsi çok yararlı.
Kahve-nestkahve: Yasak, arada bir Türk kahvesi içilebilir.
Turşular: Oldukça yararlı. Probiyotiklerden zengindir. Betainden (DMG) zengin olduğu için pancar turşusu özellikle otistikler için çok faydalı. Tuzunu azaltın (turşu kurarken tuz yerine limon tuzu, askorbik asit ya da sirke kullanın). Sirke (özellikle halis üzüm sirkesi) oldukça faydalı.
Tuz: Yiyeceklerin içinde doğal olarak bulunan tuz vücudumuzun ihtiyacını karşılar. Tencere yemekleri içine az miktarda tuz katılabilir.
Baharatlar: İçerdikleri vitamin, mineraller ve antioksidanlar açısından oldukça yararlıdır. Küflü olmamasına dikkat edin.
Probiyotikler (faydalı mikroplar)
· Otistik çocukların çoğunda bağırsak florası bozulmuştur.
· Bu kişilerde patojen bakteriler (özellikle klostridyumlar) , mantarlar (özellikle pamukçuk mantarı olan kandida) ve parazitler aşırı şekilde ürer. Bu patojen mikroorganizmalar yiyeceklerin sindirimini bozarlar ve çeşitli toksinlerin oluşmasına yol açarlar.
· Un ve şekerden fakir, sebze, meyve, et ve yumurta gibi doğal gıdalardan zengin bir diyet bağırsak florasının koruyuculuğunu bozmaz.
· Fermantasyon ürünleri (turşu, kefir, peynir, şarap, boza, sirke) bağırsak florasında bulunan probiyotikleri artırırlar.
· Ekşimeyen market yoğurtlarında ve pastörize sütlerdeki probiyotikler büyük ölçüde tahrip olmuştur.
Şekerler
Rafine şekerler (çay şekeri, früktoz vb) ve bunlarla yapılan yiyecekler (pasta, bisküviler, gofretler, baklava, revani, kadayıf vb) büyük ölçüde azaltılmalıdır.
Çikolata: Bakır düzeyi yüksek olanlarda çikolata tüketimi azaltılmalıdır. Haftada bir kere orta boy, sütsüz (bitter) ve kaliteli çikolata yenilebilir. Bakır düzeyi normal ya da düşük olanlar daha fazla çikolata tüketebilirler. Çikolatanın magnezyumdan zengin olması da en önemli olumlu özelliklerindendir.
Bal: Günde bir iki çay kaşığı yenilebilir. Alelade ballar, her çeşit ve reçel aşırı şeker içerdiğinden yenilme-melidir. Piyasadaki balların en az %95’i doğal değildir. Meyvenin kendi şekeri ile yapılan pekmezler yenilebilir.
Tatlandırıcılar ve bunlarla yapılmış diyet ürünleri yenilmemelidir. Özellikle aspartam (Canderel ®, Sanpa®, Aspartil®, Diyet-Tat®, Nutra-tat®, diyet kola, şekersiz sakız, birçok diyet yiyecek içinde bulunur) depresyon da dahil olmak üzere birçok yan etkilere yol açabilir.
Meşrubat: Her türlüsü yasak. Evde yapılan taze meyve suyu (posası ile birlikte) içilebilir. Meşrubat olarak ayran, kefir, boza, şalgam suyu veya meyan kökü suyu için.
ÖZELLİKLE ÖNERILEN BESINLER (ANTIOKSIDANTLAR)
Mercimek, kurufasulye, nohut, taze fasulye, bezelye vb.
- Ceviz, fındık, fıstık, badem vb. sert kabuklu meyveler
- Turunçgiller, kayısı, karadut, kızılcık, kiraz, vişne, kuş üzümü, kırmızı ve kara üzüm, diğer meyveler
- Lahanalar, karnabahar, ıspanak, pazı, turp ve pancar yaprakları, şalgam, hardal yaprağı, nane, maydanoz vb. yabani yenebilen otlar
- Sarımsak, soğan, pırasa
Su: İdrar koyu olmayacak kadar çok su içiniz. İçtiğiniz su aşırı soğuk olmasın. İlk seçenek çeşitli minerallerden zengin olan doğal kaynak sularıdır. Fakat bu sularda da ağır metaller bulunabilir. Çoğu kez olduğu gibi suyun içeriğinden emin değilseniz, suyunuzu kaliteli bir filtreden geçirin. Eger bunlar olmuyorsa Aquafino, Turkuaz,
Yemekle birlikte su içmeyin, çünkü bu su sindirim sıvılarını seyrelterek etkilerini azaltır. Yemekten yarım saat önce veya sonra su içebilirsiniz. Uykudan önce bir ya da iki bardak su içilmelidir.
Pişirme şekli
· Yemekler kendi suyunda ağır ağır pişirilmeli; geleneksel yöntemler (buğulama,, buharda pişirme) yanında turbo fırınlar da kullanılabilir. Böylece besin öğeleri fazla zarar görmez.
· Hızlı pişirme yöntemleri (mikrodalga gibi) besin kayıplarına yol açar; ayrıca kanserojen olabilirler.
· Dondurulmuş yiyecekleri fazla tüketmeyin.
· Konserve yiyecekleri ise mümkünse hiç yemeyin (ev konserveleri hariç).
· Sıcak yiyecekleri alüminyum folyoya sarmayınız.
Pişirme kapları
· Daha çok toprak (güveç), cam ya da bakır kapları tercih edin.
· Emaye ve çelik tencere daha sonraki tercihlerdir.
· Teflon ve alüminyum kesinlikle kullanılmamalı dır.
Yemek yeme sıklığı: Diyet başlangıcında, kan şekeri düşebileceği için daha sık yemeli. 1-2 hafta içinde insülininiz terbiye olur ve günde 3 öğün yemek (çocuklar için 4-5 öğün) yeterli olur. Lokmaları iyice çiğneyin! Sabah kahvaltılarını kuvvetli yapın; akşam yemeği hafif olsun. Yemek miktarlarını yaklaşık şöyle bölümleyin. Sabah :(3), öğle:(2), akşam: (1) ya da Sabah (2), kuşluk (1). Öğle(1), ikindi (1), akşam:(1). 19.00-20.00’den sonra mümkünse yemek yemeyin, Tok karnına uyumayın.
Diş temizliği:
· Her yemekten sonra, mümkün değilse yatmadan önce dişinizi 2-3 dakika fırçalayınız ve macunu yutmayınız
· Çocuklarda yutmayacakları ndan emin oluncaya kadar florlu diş macunu kullanmayınız.
· Sodyum florür toksik olduğu için çocuklara flor tableti takviye etmeyin. Florun otizm tablosuna yol açabileceği de saptanmıştır.
· Yiyecek ve içeceklerdeki flor (kalsiyum florür) doğal olup, toksik değildir.
· Florun diş çürüklerini azaltmadığını gösteren çok sayıda araştırma vardır.
· Diş çürüklerinin en önemli nedeninin unlu ve şekerli gıdalar olduğunu unutmayın.
· Civa içerdiği için amalgam dolgu yaptırmayın.
· Yarı sert ve sert gıdaları yemenin çocuklardaki diş gelişimini olumlu yönde etkilediğini ve sıvı gıdaların ise sağlam diş gelişimini önlediğini unutmayın.
Hareket: Günde en az yarım saat hızlı yürüyüş yapılmalı ya da yavaş koşulmalı ve merdivenler çift çift çıkılmalı. Günde en az 3-5 dakika kültür fizik hareketleri yapılmalı. Yorgun düşüren hareketlerden kaçınılmalı. Egzersiz ağırlığı tedricen artırılmalı. Her gün yapabileceğiniz egzersizleri yapın. Derin temiz hava soluyarak hücrelerinizdeki oksijeni artırın. Hareket ve derin nefes alma beynin kanlanmasını ve fonksiyonları nı artırır.
Güneşlenme: D vitamini kemik hastalıklarına, romatizmal hastalıklara, kansere (deri kanseri dahil!) ve çeşitli müzmin hastalıklara karşı koruyucudur. Yazın mayo ile güneşlenirken başlangıçta güneşte fazla kalmayın (özellikle 11.00-13.00 arası). Dengeli şekilde yanın, haşlanmayın!!.
Otistik çocuklarda kan D vitamini düzeyi (Normali: 40-100 ng/mL) genellikle düşüktür. Kan düzeyleri normale getirildikten sonra günde 2000 Ünite D vitamini kullanılmalıdır.
Uyku: Mümkünse 22.00’den önce yatın. 5 saatten az 9 saatten fazla uyumayın. İyi bir uyku için midenizin boş olması gerektiğini unutmayın
Cıva kaynakları
• Egzoz gazları
• Böcek ilaçları
• Amalgam diş dolguları
• İçme suları
• Keçe
• Kulak ve burun damlaları
• Bazı aşılar (karma, hepatit, grip)
• Kontakt lens solüsyonları
• Çamaşır yumuşatıcıları
• Deniz ürünleri
• Talk pudrası
• Kosmetikler (Mascara)
• Ahşap koruyucuları
• Yer cilaları ve parlatıcıları
Kurşun kaynakları
• Motorlu araçların yaydığı egzoz gazları
• Kurşun borularla evimize ulaştırılan sular
• Kalıcı rujlar
• Vinil okul çantaları
• Ders araçları,
• Duvar boyaları
• Tekstil boyaları
• Oyuncaklar
Selenyum kaynakları
• Kabuklu kuru yemişler
• Et
• Yumurta
• Karaciğer
Epsom tuzu (magnezyum sülfat) banyosu
• Sülfatlar ağır metal temizliğine yardımcı olur, bağışıkluk sistemini güçlendirir.
• Otistik çocukların çoğunda hem magnezyum hem de sülfatlar düşüktür.
• Magnezyum sülfat suya koyulduğunda magnezyum ve sülfata ayrışır.
• Her iki molekülde deriden emilir. Sülfatın etkisi 7-8 saat kadar sürer.
• Magnezyum sülfat tozunu kaynar suda iyice eritin.
• Küvetin içine dayanılabilecek kadar sıcak su koyun ve içine magnezyum sülfatlı suyu ilave edin.
• Başlangıçta yarım çay bardağı magnezyum sülfat tozu kullanın ve daha sonra tolere ettikçe 1-3 çay bardağına kadar çıkın.
• Yan etkiler: Huzursuzluk ve hiperaktivite olursa dozu azaltın. Banyo suyu yutulursa ishal yapar.
• Küvet içinde en az 20 dakika kalınmalıdır.
• Banyodan sonra isterseniz durulanmaya ve kurulanmayabilirsin iz.
• Magnezyum sülfat derinizde beyaz toz şeklinde kalır ve etkisi devam eder.
Hazırlayan: Prof. Dr. Ahmet Aydın
Şahsi sorular için (besahmet @yahoo.com)
OTİSTİKLER İÇİN GLUTENSİZ-KAZEİ NSİZ DİYET
YASAK BESiNLER
- Süt ve türevleri (yoğurt, peynir vb.) içeren besinler. Keçi sütü ile yapılanlar yenilebilir.
- Soya fasulyesi, buğday, arpa. yulaf, çavdar ve unlarından yapılmış ekmekler, erişte, makarna, Şehriye, tarhana, un çorbaları (buğday, arpa, yulaf, çavdar unları)
- Buğday unu ve kesilmiş yufkadan yapılan her türlü tatlı (baklava, un ve irmik helvası, kadayıf, tulumba tatlısı vb.)
- Bayat ekmek içi konmuş köfteler ve bulgur konmuş kıymalı yemekler
- Bulgur konmuş sebze sarma ve dolmaları, kurutulmuş meyveler
- Deniz ürünlerinin tamamı (Havuzda yetiştirilenler dahil). Deniz börülcesi, kolerella ve spirullina kullanılabilir.
- Patates kızartması
- soya yağı ve margarin tüketmeyin, Ayçiçek ve mısır yağını iyice azaltın
SERBEST BESINLER
Keçi sütü ve mamülleri (yoğurt) - Tereyağı, kaymak
- Kırmızı et, kümes hayvanları, geleneksel pastırma, sucuk
- Yumurta
- Pirinç pilavı, pirinç unu, Glutensiz un ya da mısır unlarından yapılmış ekmekler, kek, çörek vb.
- Kurubaklagiller
- Pirinç ve sebze çorbaları (patates dahil), serbest olan tahıllardan yapılmış çorbalar (sade ve et sulu)
- Her türlü sebze ve meyve
- Pekmez, bal, reçel, marmelat
- Hayvani yağlar, zeytinyağı
- Kuruyemişler
ÖZELLİKLE ÖNERILEN BESINLER (ANTIOKSIDANTLAR)
Mercimek, kurufasulye, nohut, taze fasulye, bezelye vb.
- Ceviz, fındık, fıstık, badem vb. sert kabuklu meyveler
- Turunçgiller, kayısı, karadut, kızılcık, kiraz, vişne, kuş üzümü, kırmızı ve kara üzüm, diğer meyveler
- Lahanalar, karnabahar, ıspanak, pazı, turp ve pancar yaprakları, şalgam, hardal yaprağı, nane, maydanoz vb. yabani yenebilen otlar
- Sarımsak, soğan, pırasa
(Erdi Kanbaş- öneri-görüş ve sorularınız için; email:ekanbas@ mynet.com)
Kaynakça: Prof.Dr. Ahmet Aydın, Otistikler İçin Diyet Listesi,
ARAP SABUNU
3/11/2008 · Kategori: GUNLUK
Doğal temizlik tariflerinde bulaşık makinesine arap sabunu koyun yazıyordu.Bir türlü cesaret edememiştim.Ya temizlenmezse?...
Yoğun kimyasallara maruz kalmakta tehlikeli.En sonunda denedim.Deterjan gözüne arap sabunu koyup üzerine de bolca karbonat döktüm.(Deterjan gözü dolana kadar)Parlatıcı gözüne elma sirkesi doldurdum.Açtım bulaşık makinemi normal programı seçtim.Kısa program açmadım.Deterjan gözü açıldıktan sonra bir kez kapağını açtım sabun kalmış mı diye baktım. çok az bir şey vardı. kırıntı kadar .Deterjan yuvasında kalırsa erimez diye düşündüm.onuda alıp kapağa koydum .Makinemi kapadım Allah'a emanet edip sonucu bekledim.Bulaşık makinesi yıkamasını bitirince heyecanla kapağı açtım.Gözlerime inanamadım.Pırıl pırıl olmuşlardı.Böylesini tahmin etmemiştim.Hem güzel, hem hesaplı ,hemde sağlıklı .Daha ne olsun...
DÜNYA ÇAPINDAKİ EN İYİ ARKADAŞLIK ÖDÜLÜ
1/11/2008 · Kategori: GUNLUK

Sevgili arkadaşım http://hazal73.blogcu.com/ sayfamda sana ait bir şey var gelip bakarmıısn dedi gittim baktım görünce çok şaşırdım.Kendisine çok teşekkür ediyorum.Bende bütünblogcu arkadaşlarıma bu ödülü armağan ediyorum.Ama kural gereği 3 link vermem gerekiyormuş.Ah bu kurallar olmasa ne yazık ki var.Blogcuda tanıştığımız şeker mi şeker arkadaşım http://hukace.blogcu.com/ ; arada sırada beni kızdıran arkadaşım http://cookiesm.blogcu.com/ ; modayı yakından takip eden arkadaşım http://becede.blogcu.com/ Bu ödülü size ve sizin aracılığınızla tüm blog yazar arkadaşlarıma yolluyorum.Sevgiyle kalın.
« Önceki ::

